İnsan kandırabildiği birini sevemez ve insan genelde en vahim yalanları kendine söyler, dedim ya önceden. Yalanın büyüklüğü, hangi gerçeği inkar ettiği ile falan değil, ne kadar derine işlediği ile ölçülmeli. Zihin bir döngü yaratır ve aynı yılın fısıldar durur sana. Yalan, hayat kadar katılaşıncaya kadar sürer bu oyun. Ben bunu bile beceremedim bir süre sonra. Uyanıktım Yaren, çok uyanıktım. Tek çarem tekrarlama sıklığını, yani dozu arttırmaktı. Başkalarına ihanet ettiğimiz zaman gidip ayağına yüz sürer, bağış dileriz. Ya kendimize ettiğimiz ihanet, onu nasıl telafi ederiz ki? Edemeyiz, o yüzden her fark edişte el büyütmek zorunda kalırız. Oyunlar, tuzaklar kurarız; teselli oyunları, bahane tuzakları…