Belki kişisel bir hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir ama kitaptaki bazı ifadeler beni çok rahatsız etti. Kemal’in Füsun’a “Ne kadar da büyümüşsün.” demesi, birkaç yıl önce kendisine “abi” diyen bir kızın bacaklarına bakıp iç geçirmesi, hatta biraz daha fazla bedensel tepkiler… Kitaptaki “çocuk bisküvisi kokusu”, “küçük külodu”, “çocuk çorapları” gibi ifadeler, Füsun’un genç kızlığına sık sık vurgu yapılması… (Kafamda Bir Tuhaflık kitabında da aynı şeyi hissetmiştim.) Kemal’i tutkulu bir âşık olarak değil, bir sapık olarak değerlendirdim ben. Füsun’un hayatına çöktü resmen adam. Henüz kitabı bitirmedim ama Kemal’den bayağı bir nefret ediyorum. Füsun’un annesinden de nefret ediyorum. Aradan yıllar geçmiş Füsun artık 25 26 yaşında ama Kemal hala ‘genç kız gibi’ ‘çocuk gibi’ sözlerini tekrar edip duruyor 💆🏻♀️