Ne kadar utanıyorum, yukarı çıkarkenki halimden ve sendeleyişimden! Nasıl da alay ediyorum, nefes nefese kalışımla! Nasıl da nefret ediyorum uçanlardan! Ne kadar yorgun oluyorum yükseklerde!
Ve sen, ilk yoldaşım, hoşça kal! İyice gömdüm seni ağacının kovuğuna, iyice gizledim seni kurtlardan. Ama ayrılıyorum senden, vakit geldi, iki tan ağırtısı arasında yeni hakikat doğdu içime. Çoban olmamalıyım ben, mezarcı olmamalıyım. Bir daha konuşmayacağım halkla; son kez konuştum bir ölüyle. Yaratanları, hasat edenleri, şölen yapanları dost edinecegim kendime: gökkuşağını ve üstinsanın tüm basamaklarını göstereceğim onlara.