«Kanguru notlarından birini çıkarıyor:
"Yunan Pisagor bu duruma 'büyük yıl' adını vermiştir. Bir döngü yaklaşık on bin yıl sürer. Sonrasında yeniden başlar… Bu döngüsel zaman anlayışında aynı olaylar bir günden diğerine değil ama daha büyük ölçekte bir zaman aralığında yinelenir." Peri de önemli kısmın altını çiziyor, bu döngü kavramında zamanın başı ya da sonu yoktur. Ancak tanrı fikriyle birlikte tam tersine zaman, düz bir çizgi üzerinde akmaya başlamıştır. Sonuç olarak Tanrı dünyanın yaratıcısıysa, her şeyin yaratıcısıdır. Zamanı da o yaratmıştır. Dolayısıyla zamanın bir başlangıcı vardır. Düz bir çizgidir, bir çember değildir. Yaşanan an, bir daha geri gelmez. Sonsuza kadar geçip gider. Tanrı fikri zaman kavramını kökünden değiştirmiştir!»
Pisagor'un öğrencilerine göre "bilinebilen her şey biçimdir".
Biçimi sayı ve ölçü oluşturuyordu. Her biçim bir sayı oranıyla belirleniyordu.
Her uyum sayıyla ifade ediliyordu. Sayı bütün nesneleri uyumlu, tanınabilir kılıyordu.
Bilmek ancak sayıyla gerçekleşiyordu. Eğer bir gerçekten söz edilecekse, sayıya göre olmalıydı.
Pisagor ve öğrencileri, biçim, sayı, ölçü gibi kavramların yanına "dünyanın kuruluşuna dair ilkelerin zıtlıklardan oluştuğunu ve nicelikle niteliğin koparılamaz bir ilişki içinde bulunduğunu" da ilave ettiler.
Yarı gizemci yarı dinsel bir öğreti olan Pisagorculuk kendisini sayı gizemciliği ve matematiksel simgecilik olarak ifade etti.
Pisagor'un dünyası sayılardan oluşur.
Öte yandan, evrenin kendisi de sayılar arasındaki uyumun bir sonucu değil midir?
1, 2, 3 ve 4 sayıları bu ünlü filozof için çok özel anlamlar taşır. Çünkü bütün öteki sayılar bu dört sayının birbirleriyle çarpılması ve toplanması sonucu elde edilir.
"Romalılar yedinin kutsal ve uğurlu bir sayı olduğuna inanırlardı. Muhtemelen İyonvalı Pisagor'un mirası. Yedi kritik olayların sayısıdır. Gizemi ve gücü temsil eder. Yedi gün, yedi ay, yedi yıl... Bu nedenle olsa gerek, Konstantin başkentini Roma'da olduğu gibi yedi tepe üzerine kurdu. Sarayındaki büyük salonunun adı 'Yedi Kandil' koymuştu. İmparatoru korumakla görevli 'Yedi Muhafiz Alayı' vardı