hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak bu kadar zor mu? ille de, ben bu hayattan bıktım, türünde sözler mi etmeliyim? işim çok dediğimde, ba-na sahip çıkacak bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri... yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır! olmayacak duaya âmin deme duygusunu yaşıyorum sürekli.
hepimiz içimizde, gizli, nazik davranışlarla üstü örtülen ama bir tehdit algıladığımız zaman hemen o keskin dişleriyle ortaya çıkan bir timsah taşıyoruz
gençti daha. ıvıl cıvıldı. aşkın yürek burkan tarafından bihaberdi. ama aşık olmak için sanki çabalardı. sanki herkes aşktan yana kazanmış da bir tek o bulamamıştı diğer yanını. ne kadar aceleci davranırsa o kadar canının yanacağının farkında değildi. ve bir gün aşk kırıntısına muhtaç bir şekilde kendini yakacak ateş ararken önüne gelen ufacık bir şefkate yenilir. katiliyle karşılaşır. genç tam da ben artık diğer yanımı buldum derken terk edilmiş bir kasabaya dönüşür kasvetli kalbi. herkese kalbini kapatır, güveni sarsılır ve bir daha hayatına birini almayacağına dair yemin eder. garip olan şey ne biliyor musunuz? bu yemin defalarca bozulacak..