İussum - Dide Çalışkan
#kitapyorumu
İussum, mükemmel olduğuna inanıyordu. Ama bunun öyle olmadığını bilen birkaç kişi vardı… Aile diye bir kurum sadece sözde vardı. Toplum İussum’a hizmet etmekten parçalanmıştı. Her sabah kalk, besin al, hazırlan, asla konuşma, işe git, çalış, geri eve dön, uyu ve sar başa. İşte Y’ler için mükemmel düzen bu! Belki de bu değil. Çünkü her ne kadar İ’ler, B’ler, P’ler ve diğer sınıflar -A’lar ve Y’ler hariç- sefalet içinde yaşasalar da Y’lerin hayatı mükemmel. Bu mükemmel (!) düzenin mükemmel olmadığının farkında olan kişiler de elbet var. Biz hikayede baş karakterimiz 89’a odaklanıyoruz. 89 bir BK yani Bilim İnsanı, Kimyager. Ailesi işçi sınıfından olmasına rağmen, ki sadece B sınıfından insanlar B olabilir, B olmayı başarmış ve bir proje üzerinde çalışıyor. Eğer projeyi tamamlarsa yaraları saniyeler içinde iyileştirebilecekler. Fikirleri P’ler üretir ve bu projenin de bir P’si var tabii ki. Bu projeyi daha önce kimsenin dönemediği Atlas Görevi için kullanacaklarının farkındalar ve farkında oldukları bir diğer konu da Atlas Görevi’ne P’yi de götürecekleri. 89 ve çalışma arkadaşı, çalışma arkadaşının aklıma gelen fikirle projeyi tamamlıyorlar ve aslında ucu ucuna yeriştirmiş gibi oluyorlar. Bunu Y’lere sunuyorlar hemen. Y’ler işe yarayıp yaramadığını görmek istiyorlar falan orayı geçiyorum. Atlas Görevi’ne P’yi de götüreceklerini söylüyorlar. Ancak sonra Y’nin gözüne girmeye çalışan A’lardan birisi formülü yapabilecek birisine de ihtiyaçları olduğunu bu yüzden BK’lerden birisini de yanlarına almaları gerektiğini söylüyor. Y ise fikri mantıklı buluyor. Bizim P’ye yanına alacağı kişiyi seçmesini söylüyorlar o da bizim 89’u seçiyor. Atlas Görevi böylece başlıyor. Tabii herkes çok gergin çünkü daha önce gidenlerden bir kişi bile dönememiş.