Ípler
Belki de iplere hiç ihtiyacın yoktur.Kendi elinde olmasına bile… Sen sadece rolünü iyi oynarsın ya da oynamazsın. Bu kadar. Kes bütün iplerini. Sen kukla değilsin. Kaderinin hakkını veren müthiş bir oyuncusun.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Fetva
Türk İstiklâl Savaşı boyunca Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde patlak veren ayaklanmaların, özellikle Konya ve Güney Marmara'daki isyanların en önemli sebebi Damat Ferit ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti ile işbirlikçi basının Kuva-yı Milliye aleyhindeki propagandalarıdır. İddia edilebilir ki, eğer bu propagandalar yapılmasaydı Konya'lı Zeynelabidin, Biga'lı Gâvur İmam, Diviť'li Eş-ref, Düzce'li Ahmet ve Bolu-Gerede olaylarının faillerinden olan Kör Ali Hoca ve bunların çevrelerindeki hocalar Kuva-yı Milliye'ye karşı tertiplenen ayaklanmaların içinde bulunmazlardı. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının, yalnız hilafet ve saltanata değil, şeriata da karşı olduğunu sürekli olarak pompalayan bu propagandalar, Şeyhülislâm Dürrizâde Seyit Abdullah Efendi'nin, aslında bir ihanet vesikası olan meşhur fetvası ile de teyit edilince, Türk çocukları düşmanı bırakıp birbirleriyle vuruşmaya başlamışlardı ki, ayaklanmaları bastırmak için bazen cepheden asker çekildiği bile olmuştur. Esas itibariyle "Türk milliyetçilerini öldürmenin bütün Müslümanlar için farz olduğuna" hükmedilen bu fetvaya göre Kuva-yı Milliye reisleri ve mensupları birer eşkıya mertebesindedir! Kim bu eşkıyalarla çarpışmaktan kaçınır veya firar ederse büyük günaha girecek, ahirette azap çekecektir! Kuva-yı Milliye mensuplarını katledenler gazi, bu eşkıyalar tarafından katlolulanlar şehit sayılacak ve şefaata nail olacaklardır. 5 Nisan 1920'de yayınlanıp bütün Anadolu'da dağıtılan ve altında Şeyhülislâm Dürrizâde Esseyit Abdullah imzası bulunan Fetva-yı Şerife, kısmen Türkçeleştirilmiş olarak aynen şöyledir: "Dünya nizamının sebebi olan İslâm halifesi (Yüce Tanrı onun hilafetini kıyamet gününe kadar sürdürsün) hazretlerinin idaresi altında bulunan İslâm beldelerinde bazı kötü şahıslar aralarında birleşip ve kendilerine
Sayfa 292 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Ípler
"7. Soru şimdi kendinize şu soruyu sorun bu listedeki kimler hayatınızın üzerinde güç vermek istersiniz ve kimleri arkada bırakmak gücüne sahipsiniz" Yorumum : Ben zaten zamanında bende olan ipleri bu listedeki kere çoktan vermişim. Ama bundan sonra artık ipi bırakın bir tepkimi bile hak etmiyorlar. Ben herkezi arkada bırakmaya gücüm yeter, bunu aylar oncesinde bana sormuş olsaydınız galiba yetmez derdim. İnsanların nankörlukleri ve herşeyi yok saydığını gördükten sonra kimsenin iyiliğini istemez oldum. Bazen gözümüzün açılması bizim için büyük bir avantaj dır, insanların yani bir çoğu beyni sadece Cin fikirliğe çalışır " karşıdaki insana nasıl salak hissettirebilirim" yada " nasıl kandırabilirim" gibi yaptığımız iyiliklere hiç odaklanmaksızın size gereksiz kötülük yapabilirler. İşte affetmek de burada zorlaşıyor, bazen istesek de çok değer verdiğimiz insanı affedemiyoruz.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Ípler
Unutma, sevgiyle bağlı değilsen nefretle düğümlenmişsin demektir.
Sayfa 128 - Carpe Diem Kitap, 2006·Kitabı okudu
Film
Ípler başkasının elinde olsa dahi bir kukla, insandan daha özgür olarak köşesinde sırasını beklemektedir gösteri için. Fakat neden insan kukla kadar rahat değildir? Boş kalan gedikler bilinç ile dolduğu için suya yazı yazma işlemi sürekli tekrarlanacak yahut da gökyüzüne erişen bir ağaç dikme ihtiyacı duyulacaktır..
Alıntı
Ípler
Akşamın Işıkları, sisi ve toz bulutunu delen, boşluğa salinmiş ipler gibiydi .Evlere doluşmuş insanlarin yakalanmış ruhlarından fışkıran.
Sayfa 60 - Kaknus öykü
Öykü
Reklam