1000Kitap Logosu
Düşünbil Dergisi

Düşünbil Dergisi

Yazar
Dergi
BEĞEN
TAKİP ET
858
Okunma
290
Beğeni
2.882
Gösterim
Unvan
ISSN: 1309-3304
Doğum
2007
Yaşamı
Website: dusunbil.com Düşünbil, 2007 yılında yayın hayatına başlayan düşünce dergisidir. Dergi içeriği, yıllar içinde edebiyattan bilime, tarihten felsefeye geniş bir alanda gelişim ve değişim yaşamakla birlikte her sayısında özgür düşünceyi savunarak okurlara yeni bilgiler ve düşünceler sunmayı amaçlamıştır. "Özgürlük, Düşünmektir!" mottosuyla geniş bir kitleye hitap etmektedir. Tarihi 2003 yılında katıldığı Adnan Menderes Üniversitesi Kültür Sanat Kulübünde dergi çalışmalarına katılan Olcay Yılmaz, İmge adını verdikleri derginin üniversite tarafından bütçe yetersizliği ile reddi sonrasında bireysel olarak dergi yayıncılığına başlama kararı aldı. Arkadaş çevresi ile Düşünsel adını verdikleri düşünce dergisinin ilk sayısını Nisan 2005'te çıkardılar. Derginin 10. sayısı çıktıktan sonra isim değişikliğine gitme kararı alarak 2007 yılının Haziran ayında Düşünbil'in ilk sayısını çıkardılar. Düşünbil, üç aylık periyotla yayın hayatına başladığında 8 sayfalık bir dergiydi. Düşünce ve edebiyat dergisi olarak başladığı yayın hayatında fen bilimleri, sosyal bilimler, psikanaliz ve felsefeyi de barındırdı. Dönemin ekonomik koşullarına bağlı olarak sayfa sayısı ve periyodunda değişiklikler yaşandı. Doğrudan anlaşma sağladığı sınırlı sayıdaki kitabevi aracılığıyla okurlarına ulaşan dergi, 2015 yılında Dünya Dağıtım ile anlaşarak zincir mağazalar dahil olmak üzere çok sayıda kitabevinin raflarında yerini aldı. Bu sayede pek çok okur kazanan Düşünbil, düzenlediği etkinlikler ve internet okucularına yönelik hazırladığı içeriklerle Türkiye'nin önde gelen felsefe dergisi olmayı başardı. 2020 yılındaki pandemi sonrasında yayınlanmaya başlayan elektronik dergi ile fiziksel sınırları da aşarak okurlar için daha kolay erişilebilir hale geldi. İçeriği Kendisini yıllar içinde düşünce ve edebiyat dergisi, bilim ve felsefe dergisi, popüler felsefe dergisi gibi farklı şekillerde tanıtan Düşünbil, genel kitleye hitap eden içeriği ile toplumun her kesiminden aydınlanma ve özgür düşünme değerlerini koruyan kişilere hitap etmektedir. Düşünbil'in savunduğu tek argüman ve aynı zamanda dergi mottosu olan "özgürlük, düşünmektir". Derginin sabit bir yazar ekibi bulunmamaktadır. Her sayı, pek çok farklı yazarın gönüllü olarak dergi kuruluna ilettikleri yazılardan oluşmaktadır. Dergide akademisyenler, öğretmenler, lisans ve lisansüstü öğrencileri dahil olmak üzere farklı kesimlerden ve meslek gruplarından kişilerin yazıları yayınlanmaktadır. Her sayıdaki yazıların çoğunluğu kapak konusu ile ilişkili olmakla birlikte birkaç farklı konuda yazıya rastlamak mümkündür. Kapak konuları, dergi kurulunca belirlenmekte ve dönemin güncel konularından etkilenmektedir. Örneğin, 2009 yılında Charles Darwin'in 200. doğumgünü nedeniyle çıkardığı evrim sayısı oldukça ilgi görmüştür. Ancak güncel konularda dahi zamansız bir içerik sunulmaktadır. Derginin her sayısı her döneme hitap edecek şekilde hazırlanmaktadır. Diğer faaliyetler 2010 yılından bu yana pek çok etkinliğe imza atan Düşünbil, 2014 yılından itibaren etkinlik organizasyonlarını Düşünbil Akademi çatısı altında toplamıştır. Zihin Sempozyumu, Felsefe Günleri, Teoloji Sempozyumu, Mitoloji Günleri gibi markalaşan etkinliklerin yanı sıra sempozyumlar, seminerler, paneller ve kamplar da dahil olmak üzere Ankara, İstanbul ve İzmir'de pek çok etkinlik düzenlemiştir. 2016 yılında Portal'ın kurulmasıyla internet okuyucusu tarafından geniş çaplı olarak tanınmaya başlayan Düşünbil, 1500'ü aşkın çeviri ile popüler felsefe, popüler bilim ve psikanaliz yazılarını Türkçeye kazandırmakta ve okurlarıyla buluşturmaktadır.
250 syf.
·
Puan vermedi
Sanat ve Estetik Üzerine
Bu derginin bu sayısına hayran kaldım. Estetik ve Sanat temasının olduğu bu sayı çok düşündürücü. Bu sayıyı defalarca daha okumam gerektiğine dair not aldım. Buraya ilerleyen zamanlarda okuduklarımı tekrar hatırlamak için ipuçları bırakıyorum. İncelemenin bu kısmından sonrasını (ipuçlarını) okumanıza gerek yoktur. Bu sayıyı şiddetle tavsiye ederim. İpuçları; -Sanatta görsel tiskinme; tiskinmenin sadece tat ve kokudan ibaret olamaması -Bir sanat tablosuna bakarken empati kurma; resime kendini koymak veya sanatçının yerine kendini koymak -Arkaik dönem heykel sanatında yapılan heykellerde gücün ve güzelliğin önde olması; günümüzün aksine estetik ve güzel olanın kadın görüntüsü üzerinden değil erkek anatomisi üzerinden belirtilmesi - Sosyal medya ve reklamlar ile yaratılan güzellik algısının sonucunda güzel ve estetik görünme kaygısının insanlarda oluşması -Kadının zarif ve ince görünmesi için dayatılması - Sanat ve güzellik farkı; sanat üreten kişiye güzellik bakan kişiye bağlı olması - Sanatta kadınların tarihi; kadınların ilgi çekici olmasından dolayı resimlerde kullanılmaya başlanması, sonrasında reklam firmalarının kadınları reklamlarında oynatması ve bunların sonucunda oluşan ince-zarif kadın algısın oluşması -Sosyal medya da beğenilme kaygısı; var olmak isteyen insanın kendini en kolay ifade edebileceği mecra sosyal medyadır. Kendini kıyafetleriyle, varlıklarıyla veya düşünceleriyle sosyal medyada ifade etmeye çalışan birey arkadaş çevresinin kendi postlarını beğenmesi ile var olma hazzını yaşamaya çalışır. Fakat birey çevresinde herkesin iyi hayat sürdüğünü düşüneceği için kendisi de iyi hayat sürmek isteyecek ve kendi psikolojisine zarar verecektir.
Düşünbil Dergisi - 103
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
İyilik kendini tüketeli yıllar oldu, evrensel ahlak yasaları ahlaksızlığa yontuldu. Bu sayıda özellikle kötülük üzerine durulmuş olması bir hayli ilgimi çekti. Aynı şekilde National Geo. da da bu sayıda kötülük/iyilik dediğimiz davranışların yapısal incelemesi mevcut. Bunun üzerinde durmak şundan dolayı ilgimi çekiyor; başta süper kahramanların ortaya çıkışı.Hukuk ve adalet düzeni kötülüğü engellemede etkisiz kaldığında süper kahraman devreye giriyor ve kötüye karşı fiziksel bir güç uygulayarak onu durduruyor genelde sonu ölümle biten bir fiziksel müdahale söz konusu. Peki ya gerçekten kötü olan, uygunsuz ya da ahlaksız olan nedir? En çok izlenenlerden biri olarak Batman Kara Şövalye üçlemesine bakalım. Salt kötülük temsilcisi midir Joker? Veyahut Batman, saf bir iyilik mi sunuyor? Benim naçizane cevabım hayır. Davranışlar tek bir şekilde değerlendirilemez ve etiketlenemez. Toplum kurumsal yapıyı kabul edip devlet örgütlenmesini destekliyorsa anarşist düşünce kötü müdür, aksine anarşist düşünce de vardır ve en az devlet düşüncesi kadar da haklıdır. Nereden baktığımızla çok önemli ve toplumla birebir alakalı. Bu sayı okunmalı, sevgiler.
Düşünbil - Sayı 61
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Aslına bakarsınız dergileri pek sevmem. Daha doğrusu edebiyat dergilerini sevmem. Bu konuyu Dostoyevski kapaklı tuhaf-2 ‘nin değerlendirmesinde de konuşmuştuk ya. Yalnız Dostoyevski’li Tuhaf-2’den sonra baya alıştım dergilere. Kitaplığımda Düşünbil vardı Camus’lu, bilirsiniz severim Camus’u. Bu pek edebiyat dergisi değil ama daha çok felsefe. Onu da okudum arada. Güzel de yazmışlar vesselam. Bu ay Tuhaf da Gogh varmış, Van Gogh. Severim Gogh’u, çılgın adam. Sunay Akın da sever. Zaten benim sevgim, bilgim de onun kitaplarından. Neyse gittik almaya. Aldım tam döneceğim, düşünbil çarptı gözüme. Kapakta Sartre ağzında piposuyla beraber. Düşünbil’in tadı damağımda kaldı yalnız bu Sartre’den pek korkarım ben. Zamanında bir Bulantı’sını okudum, hala adını duyduğumda bile içim bulanır. Aldım onu da aldım. Elbet bu adamı da anlayacağız. Geldim eve. Açtım düşünbil’in kapağını sözde günde birkaç yazı okuyacağız. Okumaya başlamamla bu defa hızlı gideceğini hissetmem bir oldu. Yıl 1945. Dünya neredeyse komple yıkılmış. Sadece fiziksel değil manevi olarak da. Yeryüzüne fırlatılan insan önce yaşamayı öğrenmiş, sonra Tanrı’yı yaratmış, en son da hepsini yıkmış. Önce Tanrı’yı sonra kendini. İşte bu yıkımın sonunda Paris’te bir salonda bir adam, masaya yumruğunu vuruyor ve Varoluş bir hümanizmdir diye haykırıyor. Uyanın efendiler, yok oluyoruz!! Nesne vardır, sizin öz dediğiniz olgu bireyin nesneye yüklediği manadır. Önce birey doğar, verdiği kararlarla kişiliğini oluşturur. Değer yargılarımızı oluşturabilmek için geçmişi yadsımalıyız. Geçmişten, örf, adetten, toplumsal yasalardan kurtulamayan birey nesne olarak kalır, kişiliğini oluşturamaz. Birey özgürdür. Özgür iradesiyle önce geçmişi yadsımalıdır. Ancak bu aşamadan sonra kişiliğimizi ve değer yargılarımızı oluşturabiliriz. Yalnız birey kendisi tam manasıyla özgür olamaz. Özgürlük ancak toplumsal olarak var olur. Ya hepimiz yok olacağız ya da özgürleşeceğiz. Dedi. Elbette bu kadar değil daha çok şeyler söyledi, çok şeyler anlattı, çok şeyler yazdı. Yazmakla söylemekle de kalmadı. Dedeleri gibi taşın üzerine oturup ya da evine kapanıp düşünmekle yetinmedi. Akademilerde hocalık yapmadı. Ne yaptı peki? Tüm düşüncelerini eyleme döktü. Bir Fransız olmasına rağmen, Fransa Cezayir’i sömürüyor, Cezayir özgürleşmelidir, dedi. Sosyalist olmasına rağmen SSCB’nin Macaristan’ı işgali üzerine, ben yokum, dedi. Nobel ödülü vermek istediler, evimde bunu koyacak, yer yok, dedi. Ben Sartre’m adımın önüne hiçbir kurumun adı gelmeyecek, beni kurumlaştıramazsınız, beni satın alamazsınız, ben her zaman düşüncelerimle var olacağım, dedi. Ve herkesin saygı duyduğu bir adam oldu. Bu zamana kadar yarım yamalak olan düşünceleri bir araya topladı, bir kuram yarattı. Kuramdan öte çağımızın gerçeğinin yarattı. Yıkılmış dünyayı yeniden ayaklandırdı, değer kazandırdı. Düşündü, düşünmekle yetinmedi, eyleme geçti. Özgürlüğü savundu, tüm toplumların özgürlüğünü ömrünün sonuna kadar. Sartre ve düşünceleri her zaman var olacaktır. Dünya bugün özgür olmasa bile elbet bir gün tüm toplumlar özgür olacaktır. Varoluş hümanizmdir, varoluş bir posthümanizmdir!! Herkese keyifli okumalar dilerim..
Düşünbil - Sayı 59
Okuyacaklarıma Ekle
48 syf.
·
12 günde
·
Puan vermedi
Filozoflara Dair Güzel Bir Sayı
- Sokrates - Platon - Jean-Jacques Rousseau - Wittgenstein - Thoms Kuhn - Nietzsche - Jean-Paul Sartre - Jürgen Habermas - Walter Benjamin - Henry David Thoreau Dergi bu sayısında yukarıda yazdığım filozofları konu olarak edinmiş. Düşünceleri çok önemli ve değerli olan insanlar hakkında güzel yazılara yer verilmiş. Dergiyi bitirdikten sonra bir şeyi bir defa daha fark ettim. Düşünceleri farklı olan insanlara ilk başlarda çevresi garip bakıp hor görürken sonrasında onlara saygı beslemeye başlıyor. İnsan düşüncesinin doğruluğundan eminse ve ona körü körüne inanmayıp altını bir şeyler ile destekliyorsa o düşünceyi toplum hor görüyor diye bırakmamalı.
Düşünbil Sayı: 102
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
Düşünbil Dergisi Türkiye'de yayımlanan az sayıda felsefe dergilerinden birisi. Türkiye'deki ekonomi yüzünden kitapların fiyatlarının artmasıyla bazı dergilerde kapanmaya başlamıştı. Düşünbil de bu fiyat artışını yansıtarak direnmeye çalışan dergilerdendir. Derginin içeriğine gelirsek genel anlamda kaliteli olduğunu düşünmekle beraber bazı yazıların dilini beğenmedim ve ne hikmetse bu yazıları yazanlar genç yazarlardı. Profesör veya doçent hocalarımız anlaşılabilirliğe önem verirken yukarda belirttiğim genç yazarlar ağdalı yazmaktan anlaşılabilirliği çok azaltmış. Bazı makalelerde çeviriler de vardı. Şunu da söylemek lazım eğer felsefe hakkında hiçbir bilginiz yoksa size ağır gelecektir, okumak için en azından terimlere vâkıf olmakta fayda var...
Düşünbil Dergisi - Sayı 79
Okuyacaklarıma Ekle
63 syf.
·
74 günde
·
Puan vermedi
Heidegger özel sayısı odağına aldığı filozofu yeterince özenli ve yeterli biçimde işlememiş. Heidegger'in düşüncelerine yol gösteren kaygı, kaygının zaman ile bağlantısı. İki kavramın üzerine düşünceleri işlenmemiş. Zaman konusuna bazı makaleler değinse bile kaygı, varlığın açımlanması sırasında kaygının önemi kısımları eksikti. Heidegger'in Nazi olması üzerine yapılan tartışmaların onu bu ideolojiye iten ruhsal sürecin ne olduğu, nasıl oluştuğu ve geçmiş yaşamındaki deneyimleri üzerinden ele alarak işlenseydi daha sağlıklı bir zemin oluşmuş olurdu. Geçmiş yaşamından bahsedilmemiş ve çok büyük önem arz etmekte. Kendisini yargılamak ve ideolojik olarak yaftalamak yerine, nasıl oldu da bu sürece doğru eğrildi sorusu daha büyük önem arz etmekte. Not: Cümlelerin anlamını bozabilecek düzeyde imla hataları vardı. Özellikle yüklem yazımlarında. Diğer sayılarında umarım daha fazla özenmişlerdir.
Düşünbil - Sayı 55
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
·
16 günde
·
8/10 puan
Birkaç bölüm haricinde kolay anlaşılır bir felsefe dergisiydi diyebilirim. Kitap tavsiyesini ve son sayfada yer alan bölümü sevdim. Kaygı konusunda doyurucu bir okuma oldu benim için teşekkür ederim emeği geçen herkese
Düşünbil - Sayı 88
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.