Av, aşk, gezinme, amaçsız bir yaşama sevinci ve hayatta kalma mücadelesi. Bu, sadece ormanın çalılıklarında değil, insan kalbinin karanlıklarında da bir şeylerin olduğu bir andır. Çünkü kalbin de kendi gecesi ve kurdun ya da geyiğin avlanma iç güdüsü kadar vahşi kendi kıpırtıları vardır. Rüya, arzu, kibir, bencillik, aşk deliliği , kıskançlık ve intikam hırsı insanın gecesinde , tıpkı çöl gecesi’ndedeki puma, akbaba gibi pusuya yatmıştır. Ruhun gizli köşelerinden sürünerek vahşi hayvanlar çıkar,  kalplerimizde bir şey kıpırdar ve sonra ellerimizi de oynatır. Yıllardır , hatta belki on yıllardır ehlileştirdiğimizi ve terbiye ettiğimizi sandığımız şey..