Pelşîn

içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Fırtınalı bir akşamdı ama sadece düşünsel açıdan
Ya gerçek neyse onu isterim ya da hiçbir şey istemem.
Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam, seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep. Dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen ne varsa erteledim, ama erteleyemediğim bir şey vardı sana benziyordu. Su olsan dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir şeydin. Gidilecek bir yol olsan, sonu olurdu. Sonu olmayan bir şeydin. Uykuda görülecek bir rüya olsan, uyanırdım. Beni rüyamdan uyandırmayacak bir şeydin. Simsiyah saçların olsun istiyordum, ama bahtın değil. O gün seni gözlerinden, ana fatmadan, üç ırmağının birleştiği yerinden öpeyim desem, aklıma ırmaklar gelir. Düşün ki yılan dağından aşağıya iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış onu söylüyoruz… öyle bir şeysin sen. Seni düşündükçe yoruluyorum desem, dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok. Bugünden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın. Tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi. Yaşadıklarımız azdı. Zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi. Bugün şarkı söylüyorsam o gün şarkı değil; şarkı gibi seni yaşamak isterim. Halkıma benziyordun. Bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep. Gezmediğim yerin kalmadı. Bazen yasaklandın bana, bazen bir suç gibi boynumda taşıdım seni. Yedi telli sazımla bile anlatamadım.. sen bir uçurumun gülüydün ve ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm.. K.G