Telaffuz ettiğimiz her söz bizi ele verir. İletişim yolu olarak bir tek yazılı söz hoş görülebilir, çünkü o, bir insandan diğerine uzanan bir köprünün bir taşı değil, yıldızların arasındaki bir ışık hûzmesidir.
Tam olarak delilik sayılmaz bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur-hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu.
"Ömrüm boyunca kendimi yoldan çıkardım hep ve ne kendime yettim ne de yetmeyi hayal ettim.
-Şunu da belirteyim ki, ben gerçekten düştüm yollara. Ama tek anladığım, yolculuk yaptıysam da yaşamamış olduğum."
Tek derdimiz kendimizi oyalamak, bu doğru; ne var ki yazgısını unutmak için boş işlerle uğraşan tutuklular gibi değil, vakit geçirmek için yastık kenarı işleyen genç kızlar gibiyiz, hepsi bu.
Kendimi katıksız bir boşluk, bir insan yanılsaması, bir varlığın mekânı, tuhaf bir böceğin boşu boşuna, hiç olmazsa ışığın ilk bir anısını bulmak için didindiği karanlık bir bilinç gibi hissediyorum.