Spoiler içerir.
Sondaki Atom bombası detayı çok güzeldi. Bir kadını sakın sinirlendirme dünyayı başına yıkar deyiminin canlı örneğini yaşıyoruz. Carol kendisinin dönüştürülmemesi için kendini garanti altına almaya çalışıyor diyelim. Bu arada Carol' un daha önceki bölümlerde eleştirdiği adam gibi davranması normal bir durum insanın yaratılışından kaynaklı diyebiliriz. Bunu da çok iyi kullandılar. Öncelikle Carol' u yalnız bıraktılar. Bölümün başlangıcında olan mutlu kuzunun yalnız kalması gibi, acıklı bir o kadar da gerçekçiydi. Kuzucuğun o hali o kadar üzücüydü ki o ruh halini çok iyi anlattılar. Kuzucuğun kızın peşinden koşup beklemesi üzüntü vericiydi. Kız dönüp arkasına bakmadan onu terk etti. Ne kadar ruhsuz bir durum değil mi? İşte durumun kendisi de tam da bu. Bu virüse yakalanan kişiler mutlu görünen yüzlerin arkasında insanın en önemli olan özelliğini kaybetmiş haldeler hepsi ruhsuz şekilde tek elden yönetilip makine gibi hayatına devam ediyorlar. Bu makine gibi kelimesini özellikle kullandım ileride bunu açacağım. Carol aynı o küçücük kuzu gibi yalnız kaldı sevgiye muhtaç, savunmasız, kimsesiz bir şekilde tek başına bırakıldı. Onu terk etmeleri aslında bir strateji dahilinde yapıldı. Sonradan Carol' un onları çağırmasıyla geri döndüler. Carol' un bu savunmasız, çaresiz ilgiye aç halini manipüle ettiler. Onlar yalan söyleyemiyorlar doğru ama çok iyi manipüle ediyorlar. Bu manipüle için Zosia' yı kullandılar; çünkü Carol' un ona karşı olan hislerini biliyorlardı. Carol Helen' i kaybettikten sonra temsilci olarak Zosia' yı gönderdiler bunların hepsi planlı programlı yapılan işlerdi. Zosia sıcak kanlı, güzel, tatlı hoş bir kadın Carol' un tam da eksikliğini hissettiği özelliklere sahipti. Zosia için Carol biçilmiş kaftandı. Onunla yaşadığı birliktelik ile