Düş kurmakla geçti ömrüm. Hayatımın anlamı buydu,evet,yalnızca buydu. İç sahnemin dışındaki hiçbir şeye dönüp bakmadım. Hayatımdaki en büyük üzüntüler, düş sokağıma bakan pencereyi açıp oradaki bitip tükenmez kaynaşmayı seyrederek kendimi unutmamla eriyip gitti.
Birden,yapayalnız kalıyorum dünyada.Manevi bir çatının tepesinden seyrediyorum bütün bunları.Dünyada yalnızım. Görmek,uzakta olmaktır. Açıkça görmek,durmaktır. Tahlil etmek yabancılaşmaktır. İnsanlar bana değmeden geçiyor yanımdan. Etrafımda havadan başka şey yok. Kendimi o kadar tecrit edilmiş hissediyorum ki,üzerimdeki giysiyle aramdaki boşluğu bile algılıyorum.