“ Kelimeler en çok sahibinin kalbini yorardı.
Kelimeler, onları var eden insanların kalbindeki zincirleri kırar. Gül yine kelimeler, bir gün onları var eden insanların kalbini o zincirleri kırdığı gibi kırardı. Kendimi bir yazarın parmaklarında can bulan kelimeleri giymiş bir roman sayfası gibi hissediyorum.
Bazen o yazar, kelimeleri öyle çok hissederdi ki, ben tüm kelimelere rağmen onun önünde çırılçıplak hissederdim. Bazen yazar kelimeleri öyle çok mahvederdi ki, parmaklarını harflerden çektiği an ellerini koyacak bir yer bulamazdı.
Kelimeler en çok sahibini yakardı.
Kelimeler en çok onları giyen sayfayı yakardı.
Kelimeler en çok onları kalbinde hissedenleri yakardı.”
“ Umudum bir leş yiyicinin dişlerinin arasında kalmış ölümü tatmamış yaralı bir insandı ve ben o kadar kan kaybediyordum ki, ve leş yiyicinin dişlerinin arasındaki umudu kurtarmaya cesaretim yoktu.”