“Her zaman başka bir yol vardır. O yolları göremeyeceğin kadar karanlıkta mısın? Bir sokak lambası ile o yolu aydınlatırsın. Görünürde hiç mi yolu yok? O yolu kendin çizersin.”
Yetişkinler yüzlerinde o alaycı gülümsemeyle, "Gençler yenilmez olduklarını sanıyorlar," derken, ne kadar haklı olduklarını bilmiyorlar. Umutsuz olmamıza gerek yok çünkü hiçbir zaman tamir edilemeyecek kadar bozulmayız. Yenilmez olduğumuzu düşünüyoruz çünkü öyleyiz.
“Harika bir kadın sufi olan Rabia’tül Adeviyye, memleketi Basra’nın sokaklarında koşarken görülmüş, bir elinde meşale, diğer elinde bir kova su taşıyormuş. Biri ne yaptığını sorunca, ‘Bu su kovasını alıp cehennem ateşinin üstüne dökeceğim, sonra bu meşaleyle cennetin girişini ateşe vereceğim; böylece insanlar Tanrı’yı cennete girme arzusuyla yada cehennem korkusuyla değil, Tanrı olduğu için sevecekler,” diye cevap vermiş
"François Rabelais. Bir şairdi. Ve son sözleri, 'Büyük Belkiyi aramaya gidiyorum' olmuş. Bu yüzden gidiyorum. Böylece Büyük belki'yi aramak için ölene kadar beklemek zorunda kalmam."
"Ölümün kocaman, karanlık bir hiçlik olduğu fikrine, sevdiklerinin artık var olmadığı düşüncesine katlanamıyorlar ve kendilerinin var olmayacaklarını hayal bile edemiyorlardı. Sonunda, insanların ölümden sonraki yaşama inandıklarına çünkü inanmamaya katlanamadıklarına karar verdim.