içimde çok büyük bir ağlamak var.bir ağacın altında oturarak hem kendime,hem bütün insanlara, hem börtü böceğe, kurda kuşa. bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum.
kurgusal olana duyduğum hayranlığa karşın yaşanmışa duygduğum saygıyla,unutulmasına gönlümün razı olmadığı anılarım var, üstelik satır aralarıma güne dair söylemek istediklerim de sızıyor.
her defasında düştüğünüz kuyudan çıkmanız mümkün olur,yine cennet zamanı olur. yine zaman durur. ama bir süreliğine. neticede öyle bir an gelir ki bu kez oradan çıkmanızın artık mümkünü kalmamıştır.üstelik aşkın gailesi insanı aşk olgusu ile yüz yüze getirmesidir,bir aşkın yıkılması bütünüyle aşka olan inancı yerle bir eder.bir aşk biterse ‘aşk’ın bittiği makamdır bu. kıyamet hali burada başlar.her şey parçalanır,aşıkın kendisini bir parçası olarak hissettiği evren bütünüyle infilak eder..