Öznur Aydın, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Uzun yıllar tek başına kullanılmış olan maliye politikası son otuz yılda yerini para politikasına terk etmiş görünüyor. Çünkü para politikası, maliye politikasının aksine geniş halk kitleleri tarafından kolayca anlaşılabilecek bir politika değildir. Zorunlu karşılıkları artırmakla vergi oranlarını artırmak arasında büyük bir fark vardır. İlkini anlayanların sayısı ikinciyi anlayanların yüzde biri kadar değildir. Bu durumda vergileri artırıp da halkın tepkisini çekmek yerine karşılık oranlarını artırıp parayı kısarak benzer sonuçlar elde etmek siyasetçi açısından tercih edilmektedir.

Kolay Ekonomi, Mahfi EğilmezKolay Ekonomi, Mahfi Eğilmez

En çok etkilendiğiniz ve size farklı fikirler kattığını düşündüğünüz;

Tarih
Sosyoloji
Felsefe
Siyaset-Politika
Biyografi-Otobiyografi

türlerinde kitaplar önerebilir misiniz?

Bu zahmete girenlere şimdiden TEŞEKKÜRLER.

Utku, bir alıntı ekledi.
 16 saat önce

Hırs başkalarını kontrol etme çabası demektir. Politika budur işte: tüm dünyayı kontrol etme çabası.

Martıları Seven Adam, Osho (Sayfa 307)Martıları Seven Adam, Osho (Sayfa 307)
Cem Salih Un, bir alıntı ekledi.
Dün 01:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kağıttan Kaplanlar Masalı
Sevgili ülkemizin aydınlarının ne yazık ki kendileri hakkında aydınlanma yetenekleri yoktu. Tarih, Felsefe, Politika, Edebiyat, Memleket Meseleleri konusunda binlerce şeyin ayırdına varan, varabilen bu kişiler söz konusu kendileri, kendi imgeleri, kendilerini sunumları olduğunda ağır bir körleşmeye ve gerçeklik duygusu kaybına uğruyor; kendileriyle olan mesafelerini bütün bütüne yitiriyorlardı. Oldukları şey ile kendilerini sandıkları şey arasındaki ışık yılları mesafeyi ne okudukları, ne yazdıkları, ne yaşadıkları, hiçbir şey kapatamıyordu. İmge ile Aslı arasındaki uçurumu, karşılığı olmayan bir megalomaninin talanları ve düş kırıklıkları dolduruyordu.

Kaf Dağının Önü, Murathan Mungan (Sayfa 170 - Metis Yayınları)Kaf Dağının Önü, Murathan Mungan (Sayfa 170 - Metis Yayınları)

Edip Yüksel'i ilk defa Ceviz Kabuğu programına katıldığında tanıdım. Felsefeyle uğraşmış bir din bilgini olarak tanıtıldı. Daha sonra ünlü bir şeyhin oğlu olduğunu ve 1980 öncesinde aktif politika ile uğraştığını öğrendim. Beni ilgilendiren dini görüşü idi. Özetlemek gerekirse; Müslümanlıkta sürekli bahis konusu olan hadislerin tamamının palavra uydurmalar olduğunu ve sadece Kuran'ın yeterliliğini savunuyor. Bir de 19 meselesi var tabi. Kutsal kitabın içinde 19 sayısı üzerinden ilerleyen bir matematiksel düzen olduğunu söylüyor. Bu kitapta 19 soru sormuş, kendi cevapları ve din alimlerine sorduğu soruların başlıklarını kısaca yazayım;

-Hadisler, kaynakları, doğruluk dereceleri
-Ayetlerdeki anlam çarpıtmaları
-Recm cezası
-Altın ve ipek kullanılmaması
-Müzik, resim ve satrancın yasaklı olması
-Helal et
-Kadın-erkek eşitliği
-Türban
-Peygamber-elçilik
-Hz. Muhammed'in okuma yazma bilmemesi
-Yeni elçiler-peygamberler
-Mesih inancı
-Namaz, haç, oruç şart mı? şekli nasıl?
-19 sistemi.

Bu soruların çoğunu yerinde buluyorum. Kitaplarını okuduktan sonra internet üzerinden paylaştıklarını takip etmeye başladım. Fakat paylaşımlarında çok fazla politika var. Hatta çoğu zaman politik konuları paylaşıyor. Dini konularda saygı gösterilen birinin Kürt kimliğini ve sosyalist bakışını bu kadar sesli söylemesi anlamsız kaçıyor. Kitapta bahsedilen konuların hemen hepsini Youtube'da bulabilirsiniz. Videoları var.

Kullandığımız yabancı kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıkları
*Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe kitabından alınmıştır.
Üniversite->evrenkent
Kabine->bakanlar kurulu
Parlamenter->milletvekili
Media->basın-yayın
Sosyal->toplumsal
Legal->yasal
Problem->mesele
Metot->yöntem
Minimum->en az
Maksimum->en çok
Alternatif->seçenek
Aktivite->etkinlik
Kaos->karmaşa
Koloni->sömürge
Koordinasyon->eşgüdüm
Komisyon, komite->kurul, yar kurul
Kongre->kurultay
Direktör->yönetmen
Organizasyon->teşkilat, örgüt
Turizm->gezim
Otel->konukevi
Fuel oil->yakıt yağ
İdeoloji->ülkülem
Biyoloji->dirilbilim
Yazılım->çizeylem
Donanım->katı ortam
Transistör->geçirgeç
Teknoloji->teknik-bilim
Multimedia->çok ortamlı
Montaj->kurgu
İnternet->örütbağ
Fakülte->bölümce
İstatistik->sayıtım
Termodinamik->ısıldevingenlik
Enerji->erke
Ambulans->cankurtaran
Trend->gidiş, gidişat
Erozyon->toprak aşınması, kayması
Parlamento->meclis
Dizayn->tasarım
Fastfood->tezyemek
Servis->hizmet
Filtre->süzgeç
Mobil->gezgin
Brifing->bilgilendirme
Miting->toplanım
Radikal->aşırı
Politika->siyaset
Kaliteli->nitelikli, vasıflı
Center->merkez
Market->bakkal, çarşı, pazar
Star->yıldız
Süper->ülken, üstün, koca, yüce
Şanlı->bahtlı, bahtı açık
Sprey->püskürteç, püskürtmeli
Deterjan->arıtmaç
Petrol->taşyağ, neft, neftyağ
Sabotaj->baltalama
Transfer->aktarma
Defans->savunma
Enternasyonel->uluslararası
Detay->ayrıntılı teferruat
Pozisyon->durum, konum
Reyting->sıralama
Catering->ikram
Final->son sınav
Lider->önder
Alternatif->seçenek
İllegal->yasadışı...

Sümeyra Gedikli, bir alıntı ekledi.
20 May 17:50

Siz erkekler, hepiniz ideolojileriniz yüzünden çürümüşsünüz, sizler politika ve etik diyorsunuz, oysa biz kadınlar neyin ne olduğunu hissediyoruz.

Mecburiyet, Stefan ZweigMecburiyet, Stefan Zweig
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
20 May 16:26

Livaneli'nin Kaleminden Cengiz Aytmatov
Cengiz Aytmatov’un ölümü dünyayı sarsmaya devam ediyor. Bu büyük yazarın bıraktığı boşluğu, Nâzım’ın deyimiyle “Kesik bir kol gibi omuz başımızda” hissetmeye başladık bile.

Ne mutlu bana ki onun evrenini bir parça da olsa paylaşma olanağı bulabildim, bilgeliğinin ve dostluğunun tadına varabildim.

Dünyanın her köşesinde birçok hayranı olan bu büyük ve namuslu adamın anısı önünde bir kez daha saygıyla eğilirken, bir noktaya dikkat çekmekte yarar görüyorum.

İki gündür beni yurt dışından ve yurt içinden arayan bütün basın yayın organlarına tekrarladığım bir şey bu.

“Cengiz Aytmatov bir kültür milliyetçisiydi!”

Bu tanımı o kadar önemsiyorum ki tekrar tekrar vurgulamak istiyorum.

Aytmatov kelimenin dar anlamında bir “milliyetçi” olsa, sadece Kırgızistan’a kısılır kalırdı.

Oysa o şunu söyleyebiliyordu:

“Ey insanlar, dağların, denizlerin ardında yaşayan insanlar! Neden savaşıyorsunuz? Toprak mı istiyorsunuz? Hepinizin anasıyım ben. Ve sizler benim önümde eşitsiniz. Kavgalarınızı değil, çalışmalarınızı, dostluğunuzu istiyorum ben.”

Bütün insanlığa seslenen bir yazar olduğu için sesi her yerde yankılandı.

Ama bu politik tavra rağmen, bir “kültür milliyetçisi” idi o.

Peki ne demektir kültür milliyetçiliği?

Milliyetçilik ideolojisinden farkı nedir?

Bu soruları çok önemsiyorum.

Çünkü zaman zaman gençlerden iyi niyetli sorular geliyor ve “Zülfü abi, insanın vatanını milletini sevmesinin kötü yanı ne?” diye soruyorlar.

İşte sorun da burada.

***


İnsan kitlelerinin iki büyük kutsalı var: Din ve milliyetçilik!

Bu duygular bütün insanlarda ortak olduğu için, istismara, çarpıtmaya, kötüye kullanmaya da çok elverişli.

Bu yüzden tarih boyunca bir sürü politika bezirgânı bu iki kutsal duyguyu sömürerek kitleleri peşlerine taktı ve felaketlere yol açtı.

Milliyetçilikten yola çıkan Hitler’leri, Mussolini’leri hatırlayın.

Din de kutsal bir duygu olarak çok kullanıldı ve o da felaketlere yol açtı.

Yaşar Nuri Öztürk’ün önemli kitabında anlattığı “Allah ile aldatmak” durumundan söz ediyorum.

Cengiz Aytmatov bu iki tuzağa da düşmeyen, dünya insanlarının tümünü seven bir büyük yürekti ama ana diline, kök kültürüne, masallarına, destanlarına da son derece bağlıydı.

Ömrü boyunca içinde yetiştiği Kırgız ovalarının, dağlarının kadim kültürünü yüceltmeye çalıştı.

Aynen Türkçeyi dünyaya taşıyan Nâzım Hikmet gibi, Yaşar Kemal gibi.

İşte kültür milliyetçiliği derken bunu kastediyorum ve bu anlamıyla hepimiz kendi kültürümüzün ve ana dilimizin milliyetçisiyiz.

Hem de kendisine “milliyetçi” sıfatını layık gören birçok kişinin anlayamayacağı, hayal bile edemeyeceği kadar.

Bu milliyetçilik, dünyadaki bütün ana dillere, kültürlere, halkların yarattığı her güzel şeye sahip çıkmayı gerektiriyor.

Düşmanlığın değil dostluğun dilini konuşuyor.

Schiller ve Beethoven’in hayat verdiği biçimiyle “Hepimiz kardeş olacağız!” diyor.

Aytmatov sürekli olarak kök kültürünü yüceltti, onu yetiştiren topraklara borcunu ödemeye çalıştı ve böylece evrensel insan kardeşliğine unutulmayacak katkılarda bulundu.

Dünkü yazımdaki dileğimi bir kez daha tekrar ediyorum:

Yerin uçmak olsun Cengiz Aga.

Zülfü Livaneli

Cengiz Aytmatov (Büyük Boy), Ramazan Korkmaz (Sayfa 127 - T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı)Cengiz Aytmatov (Büyük Boy), Ramazan Korkmaz (Sayfa 127 - T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı)
Berkay, bir alıntı ekledi.
20 May 14:07

Her şey politik olduğunda artık hiçbir şey politik değildir ve politika sözcüğünün anlamı kalmaz. Her şey cinsel olduğunda artık hiçbir şey cinsel değildir ve cinsellik tüm anlamını yitirir. Her şey estetik olduğunda artık güzel ya da çirkin olan bir şey kalmaz ve sanat da yok olur.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard

Kendimle Konuşmalar 2
Joseph K: Zırvalık böyle olmamalı, aşk, politika, para...

●Olric: Zenginliğin tümü sende toplanmış olsaydı sorun yoktu eminim.

Joseph K: Sistem bu oyun böyle dönüyor. Kaybeden her zaman diğer tarafa b.k atar.

●Olric: Ben ortada bir oyun değil -adaletin olmasını istiyorum.

Joséph K: Sonunda kaybedebileceğini bile bile mi?

●Olric: Önemli olan kazanmak ya da kaybetmek değil, asıl mesele bıraktığın mesaj olmalı,

Joséph K: Kime ve ne için?!

●Olric: Değişmeyeceğine adım kadar emin olduğum durumların değiştirebilmek adına -bir iz, bir başlangıç bırakmak için...