seni tanıdığım zaman diliminde hayatım yönünü değiştirdi. neyin içine düştüğümü kendime sürekli sorup durdum. sorun kötü gelmen değildi, pek çok şey de iyi gelmiştin, iyi gelmek için elinden geleni yapmıştın. ama daha derine bakarsak, sürekli beni yerin dibinde hissettirmelerin, sesimi kesmelerin, aldığım nefes yüzünden bile bana kızacak mışsın gibi hissettirmelerin yüzünden dalıp gitmelerimi hiç unutamıyorum. seni böylesine yoğun severken, bir yanım seninle savaş içinde. bana çok şey yaptın, ben sana küçüklüğümü emanet etmiştim. gözüm kapalı şekilde tüm çıplaklığımla açmıştım kendimi sana. sen beni tüm her şeyimle öylesine yarım yamalak bırakıp, hiç bir şey olmamış gibi, gönlümü almadan geri geldin. şimdi ben yine kendimle boğuşuyorum sevgilim. geldin, ve kabul ettim evet. gitmeni istemeyecek kadar çok sevdim seni. en affedemeyeceğim şey ile beni sınadın. hiç bir şey demeden affetmeye çalışıyorum seni, çünkü ne dersem diyeyim, açıklamaların beni öylesine terk etmeni affettirecek geçerli sebepleri taşımıyor. ama yine de affedeceğim bir gün seni sevgilim, seni affetmeyi inan çok istiyorum. affedemezsem ikimize yazık olacak, ve mutlu olmayı biz hak ediyoruz, bir gün o gördüğüm mutluluğu seninle kurmak için seni affedeceğim söz.