• "Bir rüya ya da kâbus aslında kafanızın içindeki bir film gibidir o kadar, tek farkı siz de içinde yer alabilirsiniz."
  • "Ah, işte buradasın," aslında salakça bir laftı, ama bu herif çok iyi bir insan olduğundan salakça gelmedi.
  • Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini mi? Kötülüğü seçen bir insan, kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün olabilir mi?
  • Ne bekliyordun hayattan diyorum, daha ne olsun, herkese aynı hayat.
    Portakal herkese aynı kokuyor,
    yağmur herkesi ıslatıyor,
    kuşlar konacağı pencereyi
    güzelliğine göre ayırmıyor;
    hayat hepimize aynı.
  • Dünyada beni seven bir şey olsaydı, tek bir şey, bir böcek, bir fare hatta, ama o da mazide kalmıştı, ona sunabileceğim en iyi şeyin portakal kabuğu olduğunu anlayınca Pedro bile terk etmişti beni.
    John Fante
    Sayfa 26 - Parantez Yayınları
  • Alıştık bakıvermeye, az şey mi balkonda deniz
    Son gözlerimizi harcadık, en çok da güneşin tuttuğu
    Sırası gelmişken söyliyeyim de
    Biz onunla güneşi, suyu aşka çeviriyoruz
    Bana uzun mu uzun portakal dilimlerini anlatıyor
    Duvarları boyatıyor her sonbaharda
    Şimdiyse ne yapalım bilemiyoruz
    Saçlarla gözleri kesiyoruz makaslar konusunda
    Ayağa kalkıyoruz ayağa gece gündüz
    Her elde bir gökyüzü var ağlayacağımız geliyor bir türlü
    Çocuklar bekleme yapıları gibi sokaklarda
    Biz ki çok alımlı bir balkonu olan
    Sarkarak dışarıya
    Bunca olanlara bakar gibisine belki
    İnsanda bir türkü var onu çıkarıyoruz
  • 168 syf.
    ·10/10
    "Hayatta neden zevk alırsan, ya kanun dışıdır, ya ahlak dışıdır ya da şişmanlatır.."

    Biz insanlar zevklerimizin hiç kimse tarafından kontrol edilmesini istemeyiz çünkü özgürlük denen ah o doğru dürüst hiçbir tanımı olmayan o kelimeye aykırı olabilirdi.. Belki sizlerin özgürlüğü sayılırdı o zevkler lakin karşıdakini kısıtlayabilirdi.. Özgürlük çoğuna göre zevke hizmettir kimine göre bir başkasının özgürlüğünü kısıtlamadan, zihnen ve bedenen serbest olma durumudur..

    Alex'in on beş yaşında olması çok absürttü bence.. On beş yaşında usturayla yaşayan, tecavüze, uyuşturuculara ve şiddete aşırı düşkün olmak çok çok çok mühim bir şey..
    Alex'e göre o sadece böyle mutlu.. İnsanlar onu anlamıyor falan filan bok püsür (kitapta aşırı ilginç kelimeler bulabilirsiniz bu sadece biri)
    Evet kardeşlerim .. Kitapta şiddet manyağı, sadist, tecavüzcü sapık, uyuşturucu ve Beethoven bağımlısı on beş yaşında, dört kişilik kanka grubu olan bir genç adamdan bahsediliyor.. Daha doğrusu Alex kendisi anlatıyor hikayeyi.. Hikayeyi ilginç kılana geleyim çok geçmeden.. Kankalarının tuzağına düşen küçük Alex kendini kodeste bulur.. Burada da türlü türlü sıkıntılar peşini bırakmaz.. Yakışıklı bir genç adam olduğu için bazı mahkumlarca göz hapsinde olur falan filan bok püsür..
    Papazla arası iyi olan Alex aslında düşüncesel yönden hiç mi hiç değişmez.. Bir an önce çıkıp aynı eylemlere devam etmek için çabalar.. Bunun için dindar gibi davransa bile on dört yıl hüküm giymiştir ta ki Ludovico tekniğini duyana kadar.. Tekniğin ne olduğunu dahi bilmese de iki hafta sonra özgürlüğüne kavuşmak için bu tekniğin deneyi olmayı ister.. Papaza sorduğu zaman papaz ona: İyilik içten gelir 6655321. İyilik seçilen bir şeydir. İnsan seçemediğinde insanlıktan çıkar (...) “İyi bir insan olmak çok da hoş olmayabilir küçük 6655321. İyi bir insan olmak korkunç olabilir.
    Bunu sana söylerken, kulağa ne kadar çelişkili geldiğini biliyorum. Bu mesele yüzünden gecelerce
    gözüme uyku girmeyeceğini biliyorum. Tanrı ne ister? Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini
    mi? Kötülüğü seçen bir insan, kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün
    olabilir mi? Bunlar derin ve zor sorular, küçük 6655321 (...)" der..
    Bir adam öldürme olayına daha adı karışınca İçişleri Bakanı tekniği uygulamak için denek olarak Alex'i seçer.. Başlarlar tekniği uygulamaya..
    Başlarda sıkıntı olmasa da Alex baya baya zorlanır.. Aslında yine kötü biridir.. Hiç mi hiç değişmemiştir fakat ne zaman kötü bir eylemde bulunmaya başlasa hastalıklı hissetmeye başlar ve hastalığı durdurmak için hemen tam tersi davranmaya başlar.. İyiliği zorunlu olarak seçer kısaca.. İradesinden kötülük geçirmesi bir yana eyleme asla dökemiyor.. Burada papazın dediği Tanrı ne ister? Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini mi? düşüncesi bizi düşünmeye sevk ediyor..
    Cezası bitince Alex tam bir kaosun içinde yer aldığını görür.. Cezasını fazlasıyla çekmiş olmasına rağmen birçok şey onu zorlar.. Eski kurbanlarından biri onu döver, pis kankalarından biri polis olmuştur ve o da döver.. Üstelik Alex elini dahi kaldıramaz.. Hemen hastalıklı hisseder tedavi yüzünden.. Daha önce tecavüz ettiği bir kadının evine sığınır.. Neyse ki adam onu tanıyamaz.. Gazetelerde gördüğü Alex'i hemen soru yağmuruna tutar.. Devlet karşıtı olan bir yazardır bu adam.. Alex'e yapılan tekniğin insanlık dışı olduğunu savunarak onu siyasi emellerinin içine çeker.. Alex'in birkaç potu yüzünden adam ondan fena şüphelenir.. Ölen karısının tecavüzcüsü olduğuna neredeyse emindir..
    Beethoven delisi olan Alex, tedavi sırasında izletilen videoların arka fonunda 9. senfoniyi duyduğu için artık ona karşı da hassasiyet kazanmıştır..Dinleyemez olmuştur.. Bunun farkına varan yazar, Alex'i bir odaya kapatır ve son ses 9. senfoni dinletir.. Kendisini kesmeyi düşününce bile hastalanan Alex, pencereden atlayarak intihar eder.. Hem siyasi hem de intikam hırsı birleştiğinden Alex'e bu konuda acımazlar.. Alex'in ölümü iki yönden de işine gelmiş sayılırdı tabi Alex ölseydi..
    Alex'e haftalarca başka tedaviler uygulanarak bu Ludovico'nun etkisini kaldırırlar.. Kısacası siyasi emeller uğruna Alex oratada bir denek olmuştur ve bunlar olduğunda yaşı on sekiz olmuştu.. İçişleri Bakanı seçimleri kaybetmemek için panzehir tedavisini yaptırdığı Alex'e iş ve bazı imkanlar sağlar..
    Alex eskisi gibi olsa da bir süre sonra çoğu şeyden sıkılır duruma gelir.. Esasen buna zihnen büyüme de diyebiliriz.. Bir kankasını bir kadınla görür.. Kadının kankasının eşi olduğunu öğrenince kendince birçok sorular sorar ve düşüncelerini değiştirir..
    Belki de mesele bu, diye düşünüp duruyordum. Belki de yaşadığım hayat için fazla yaşlanmıştım
    kardeşlerim. Artık on sekizindeydim, yeni bitirmiştim. On sekiz genç yaş değildi. Bizim Wolfgang
    Amadeus on sekizinde konçertolar, senfoniler, operalar, oratoryolar filan, bir sürü bok püsür
    yazmıştı, hayır, bok püsür değil, ilahi müzik. Sonra şu bizim Felix M. de Yaz Ortası Gecesi Rüyası
    Uvertürü’nü yazmıştı. Başkaları da vardı. Ayrıca şu bizim Benjy Britt’in elinden tuttuğu Fransız şair,
    en güzel şiirlerini on beşinde filan yazmıştı, ey kardeşlerim. Adı Arthur’du. Yani on sekiz, kesinlikle
    genç bir yaş değildi. İyi de ne yapacaktım peki? (...)
    Evet evet evet, işte buydu. Gençlik bitmeliydi, ah evet. Ama gençlik, hayvanmış gibi olmaktır zaten
    sadece. Hayır, sadece hayvanmış gibi olmak değil de hani şu sokaklarda satıldığını dikizlediğiniz
    minik oyuncaklardan biri olmak gibidir, teneke ve içi zemberekli ve üstünde kurma kolu olan ve gırr
    gırr gırr diye kurunca gitmeye başlayan, yürüyen filan minik heriflerden biri olmak gibidir, ey
    kardeşlerim. Ama dosdoğru gider ve bir şeylere çarpar bam bam ve yaptıklarını, elinde olmadan
    yapar. Genç olmak, bu minik makinelerden biri olmak gibidir. der ve artık olgunlaşır bizim küçük Alex.. Artık her şeyi çakozlayabiliyordur.. Yeni bir kız bulmayı, onun evlenmeyi ve bir çocuk sahibi olmayı diler..
    Açıkçası Otomatik Portakal bize daha çok bir insanın doğal olan evrelerinin her ne olursa olsun ne kadar değiştirilirse değiştirilirsin er yada geç aynı seyrinde olacağını gösteriyor.. Alex şiddet yanlılığından tedaviyle dahi olsa değişmedi sadece iyilik yapmak zorunda kaldı.. Sadece bir örnek gördü.. Kankasının evli olması onda birçok düşünceyi uyandırdı.. Belki de biz insanlar gençlere bir şeyleri öğretmek isterken çok daha farklı yollar kullanmalıyızdır.. Ceza bazen caydırıcı olsa da hiçbir zaman çözüm olmuyor.. Doğru yolun çözümü daha çok o iyiliği kavaratılması ve neden niçin yapılması gerektiğini akla uygun şekilde izah edilmesidir..