"...Tam çıkarken, elimde bavullarla filan,merdivenin yanında durdum ve lanet koridora son bir kez daha baktım. Ağlıyordum. Neden, bilmiyorum. Kırmızı av şapkamı giydim, hoşuma gittiği biçimde siperini arkaya çevirdim ve avazım çıktığı kadar "Uyuyun bakalım, gerizekâlılar!" diye bağırdım. Bahse girerim, o kattaki bütün herifler uyanmıştır. Sonra defolup gittim."
"...Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. Elinizde olsa da, onları büyük cam vitrinlere koyup oldukları gibi kalmalarını sağlayabilseniz. Biliyorum, olanaksız bir şey bu, ama yine de pek fena olmazdı. Neyse, yürürken hep bunları düşündüm."
"...Birbirlerini yirmi yıldır görmemişler sanırdınız. Küçükken aynı banyo küvetinde yıkanmışlardı sanki. Eski dostlar. İç bulandırıcıydı. İşin gülünç yanı, bundan önce bir kez karşılaşmışlardı herhalde, bir sahtekârlar partisinde filan."
"...Her neyse, atom bombasını keşfettiklerine çok memnunum bir bakıma. Yeni bir savaş olursa, gider bombanın tepesine otururum. Bunun için gönüllü giderim, yemin ediyorum."