hakkımdaki kanaatı herkesin kanaatı idi. yani bana ilk devirlerde hep bazı hususi meziyetleri de bulunan biçare bir meczup, kabiliyetsiz bir adam, bir hayat dışı gözü ile baktı.
birisine kızdığı veya canı pek sıkıldığı zaman camiin avlusunda kim bilir hangi tamir zamanından kalmış kocaman bir taşı kucaklar, şuraya buraya taşırdı.
günde beş vakit namaz, ramazanlarda iftar, sahur, her türlü ibadet saatle idi. saat Allah'ı bulmanın en sağlam çaresi idi ve bu sıfatla eskilerin hayatını idare ederdi.