babama bir akşam sordum: "şehirde kaybolmuş insanlar nasıl bulunabilir?"
babam başını kaşıdı. bu tür sorulara bayılırdı. dolambaçlı yollardan cevap vermenin ustasıydı. genellikle böyle durumlarda soruya soruyla cevap verirdi. yine beni şaşırtmadı.
"kaybolmak nedir?" diye sordu.
banyoda yüzümü yıkarken, aynadaki görüntüme baktım. hayat deneyimi kazanmış iki göz göreceğimi umuyordum. az şey yaşamamıştım hani! ama tam tersi oldu. karşımda, şaşkınlık ve korkudan gözleri irileşmiş, endişeli bir çaylağın yüzü vardı.