poseidon

poseidon
@poseidon325
Reklam
Anı yaşayın. Hayatlarınızı olağanüstü kılın.
Puan vermedi
Muhteşem bir eser, muhteşem bir film. Ölü Ozanlar Derneği romanı aslında bir filmden esinlenilmiş bir romandır, filmi muhteşemdir, romanı da aynı şekilde tadını damağınızda bırakıyor gerçekten. Filminin önce izlenmesi taraftarıyım, romanı okumak zorunda olduğunuzu pek düşünmüyorum ancak yazılar hafızalarımızda daha kalıcı olabiliyor. "Carpe Diem!" diyerek yazıma giriş yapmak istiyorum. Romanımız sert kuralları olan Welton Akademisi'ne gelen yeni edebiyat öğretmeni John Keeting'in öğrencilerine farklı yollarla anı yaşama felsefesini aşıladığı bir konu üzerine geçiyor diyebiliriz. John Keeting aynı zamanda Welton Akademisi mezunlarından birisidir. Keeting'in yıllar önce Ölü Ozanlar Derneği adı altında bir mağarada arkadaşlarıyla birbirlerine şiirler okudukları bir grubu olduğunu Keeting'in öğrencileri Keeting'in yıllığını karıştırırken öğrenir. Ölü Ozanlar Derneği'nin ne olduğunu Keeting'e sorarlar ve sorunun cevabını aldıktan hemen sonra bu derneği tekrardan hayata geçirme fikrine kapılırlar. Mağarada birbirlerine şiir okuyup kendilerini bulan bir grup genç etrafında Keeting'in aşılamaya çabaladığı "Carpe Diem" felsefesi çevresinde bir hikayeye maruz kalırız. Eğitim sistemini yıllardır sorguladığım zihnime bir ilaç gibi gelmiştir bu roman-aynı zamanda film-. Filmi izleyin ve romanı okuyun, burada film ve romanın konusu üzerine bahsetmek çok fazla istemiyorum, direkt olarak filmi izlemeye koyulabilirsiniz şimdiden. Düşünmeyin ve izleyin, düşünmeyin ve okuyun. Keyifli izlemeler, keyifli okumalar.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma
Yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor; Bir zafer düşlüyoruz Aslında hiç istemediğimiz. Yeni bir gün düşlüyoruz O yeni gün zaten gelmişken. Kavgadan kaıyoruz Durup dövüşmemiz gerekirken. Çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz, Gelecek için umutlanıyoruz, gelecek yalnızca planlardan ibaretken Bilgeliği düşlüyoruz, her gün köşe bucak kaçtığımız, Bir kurtarıcı diliyoruz, kurtuluş ellerimizdeyken. Ve hala uyuyoruz Ve hala diliyoruz Ve hala korkuyoruz...
Sayfa 120
Hayatın iliğini emmek boğazınıza kemik kaçırmak değildir. Cesur olunacak zaman var, tedbirli olunacak zaman var ve mantıklı biri hangisinin ne zaman gerekli olduğunu bilir.
Sayfa 92
Eh, müzmin bir ateist yetiştirmek istiyorsan, ona katı bir din eğitimi ver. Her zaman işe yarar.
Sayfa 92
Reklam