Fakat içimizde, bizim "ahlak" tarafımızla hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir "hesabi" tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.
Aklı başında adamlarla hiçbir iş görülmez. Bize, itirazsız inanacak ve düşünmeden harekete geçecek insanlar lazım! Bu gençleri romantik birtakım emellerle bağlamak, onlara kabadayıca sergüzeştlerin hasretini duyurmak ve bugünkü hudutları dar gösterip büyük arzularla beslemek ve böylece hepsini avucumun içine almak daha kolay ve daha muvafık...
Başka ne söyleyeyim? Siz de cevap vermeye kalkmayın.Bir insanın bütün varlığı ile karmakarışık ruhu,esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, itiyatları, ihtirasları,hülasa her şeyi ile size teslim olması, size iltihak etmesi ne muazzam bir şeydir!