“Alice Miller'a göre, eğer Hitler babasına duyduğu nefreti bilinç düzeyinde hissedebilseydi, başka bir insanı ya da koca ulusu yok etme ihtiyacı duymazdı. Alice Miller gerçek muhatabına yönelmeyen nefretlerin asla tükenmediğini ifade ediyor.”
“Gerçek bağışlama öfkenin yanından değil, tam ortasından geçer. Ancak bana yapılan haksızlığa kızabildiğim, canımı yakandan nefret edebildiğim zaman, ancak o zaman onu bağışlamam için önümde herhangi bir engel kalmaz.”
“Alice Miller, bizi küçükken suiistimal eden anne babalarımıza hiçbir minnet ve fedakarlık borcumuzun olmadığını anlayabilmenin iyileşme için önemli bir adım olduğunu vurguluyor, hala, sihirli sözcüğü bulur ya da doğru tavrı takınır, onları doğru anlarsak anne babalarımızın değişebileceğini ummanın, çocukluğumuzdaki gibi sevgi görmek için eğilip bükülmemiz anlamına geldiğini söylüyor. ‘Bugün yetişkinler olarak çabalarımızın suiistimal edildiğini, bunun gerçek anlamda sevgi olmadığını biliyoruz’ diyor; ‘Peki neden bizi herhangi bir sebep yüzünden küçükken sevememiş insanlardan sevgi bekliyoruz?’
“Susmak, yaralanmış insanların en büyük düşmanıdır. Freud'un ilk histeri hastalarında gözlediği felç belirtilerini, susmaya zorlanmış olmanın dışavurumu şeklinde yorumlaması tesadüf değildir.”