“Dört yandan herkesin çocuğa ‘Öyle yapma ama, bak, anneni babanı/öğretmenini üzüyorsun’ dediğini duyarım. Halbuki kendisi üzgün olmayan hiçbir çocuk anne-babasını, öğretmenini, bizim bakışımızla söylersek ‘bir büyüğünü’ üzmez.”
“..mesele, çocuğun ihtiyaçlarını her an karşılar durumda olmak değil, çocuğun temel ihtiyacı olan sevilme ve onay duygusunu anne-babanın kendi ihtiyacı için sömürmemesi, çocuğa acı bedeller ödetmemesidir. Sorun zaten, çocuğun gerçekten ihtiyacı olmayan bir sürü şey yapıp, onun o temel ihtiyacına duyarsız kalmamız.”
“En iyi anne baba bile çocuğuna zarar verir. Anne-babanın çocuğa verdiği zararı örtbas edebilmek için anne-babalık kurumsallaştırılmış ve kutsallaştırılmıştır.
…Oysa iyi anne-baba olmak, anne-babanın çocuğa bir şekilde zarar vermesinin kaçınılmaz olduğu baştan kabul edilmedikçe imkansız.”