Beynimiz oksitosin salgıladığı an , duygusal yoğunluğun zirvesine ulaşılırız, Bilinçaltımız koruma modundan çıkar ve öğrenmeye, değişmeye açık hale gelir.
..
Güvende hissetmek bilinçaltına ulaşmanın altın anahtarıdır.
Bilinçaltı, sadece öantıksal düşünceleri ya da geçici hevesleri dikkate almaz. Onun dikkate aldığı şey, derin bir duygusal bağdır ve o, duyguların sıcaklığına ihtiyaç duyar.
Bilinçli zihin, dikkatini aynı anda sadece bir ya da birkaç konuya verebilir ve her bilgiyi dikkatlice analiz eder, tartar, yargılar. Bilinçaltı ise devasa bir okyanıs gibi sürekli bilgiyle dokup taşar ve her saniye binlerce detayı işler.
Duyguları yazıya dökmek, limbik sistemi rahatlatır ve beynin travmatik olaylarla bağlantılı stres hormonlarını azaltır.
…
Yazı sayesinde zihin be beden arasındaki bağlantı güçlenir ve duygusal yüklerden kırtulmak kolay hale gelir.
…
Hızlı yazma sürecinde beynimiz bilinçaltıyla doğrudan bir bağlantı kurar, çünkü beynimiz yazma hızımızı bilinçli olarak kontrol etmeye YETİŞEMEZ.
Homeostaz, bedenimizde ısı dengesinden kan basıncına kadar herşeyi stabil tutar. Bu, sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da bizi aynı noktada, tanıdık bir güvenlik alanında tutmak için devrede olan inanılmaz bir sistemdir.
…
Homeostaz yalnızca vücut dengemizi değil; aynı zamanda zihinsel ve duygusal ayarlarımızı da korur.
…
Eğer yıllardır belirli bir finansal seviyeye alıştıysanız, aniden gelen büyük bir kazanç bilinçaltınız için bir “tehdit” gibi görünür ve homeostaz sizi tanıdık olan eski güvenli bölgeye geri çekmek için elinden geleni yapar.