Hayatta sadece kendin için yaşamalı ve başkalarının söylediklerine sadece gülüp geçmelisin. Geçmişe dönüp keşke dediğinde ve üzüldüğünde yanında senden başka kimse olmayacak...
Ani bir esinti, salkımsöğüdün yere sarkan dallarını bir perdeymişçesine aralayınca, Meryem de ağacın altındaki şeyi bir anlığına görebildi: yere devrilmiş, yüksek sırtlı iskemle. Yüksekteki dalların birinden sarkan ip. Ucunda sallanan Nana.
Celil’e inanmakla ne büyük aptallık ettiğini, giyeceği kıyafeti, uyumsuz hicap’ı nasıl dert ettiğini, buralara kadar yürüdüğünü, kapıdan ayrılmamakta direndiğini, bir sokak köpeği gibi kaldırımda sabahladığını düşündükçe artan bir utanç.