Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
O zamandan beri kendi kanımın sıcaklığını her nefes alışımda hissediyorum ve yaşamdan aldığım hazzın her gün tazelendiğini duyuyorum. Farklı hisseden, farklı hassasiyetlere sahip ve farkındalığı güçlenmiş başka bir insan haline geldiğimi biliyorum.
...ama o basit sözcükleri bulamıyor, sıradan bir sohbeti başlatamıyordum, olmuyordu; gereksiz, budalaca, ama ağır basan bir utanç boğazımı düğümlüyordu ve ben bu basit insanların masasında gözlerim yerde, üstelik oradaki uygunsuz varlığımla pazar gününün son saatlerinin tadını kaçırmanın azabı içinde bir suçlu gibi oturuyordum.