Selamlar. Normalde kitaplığından ve sırayla okumadığım kitapları azaltmaya çalışıyordum. Ancak bu güzellik elime geçince o biraz geride kaldı. Ilk kitabı da sevmiştim ama burada işler daha eğlenceliydi diyebilirim. Gerçi kapağına da ayrı bayıldım. Konusundan biraz bahsedeyim. Yıllardır birbirinden nefret eden gazeteci Adriana ve Oburluk Prensi Gabriel beraber çalışmak zorunda kalır. Bu karanlık sırlar, huzursuz ejderhalar ve saklanan gerçekler arasında birlikte çalışmak zorunda kalırken birde nefretlerinin altında bambaşka duyguların olduğunu fark etmeye başlıyorlar. Vuhuu! Ben gibi #enimiestolovers severler toplanın acayip bir kitap ile karşınızdayım. Gabriel her sahnede dikkat çekiyordu. Ahh benim arsız prensim! Karakterler arasındaki atışmalar çok eğlenceliydi. Hani çoğu zaman kahkahalarımı tutamadım. Romantizm–olay örgüsü dengesi ilk kitaba göre daha iyi diyebilirim. O nefretten aşka gerçeğini dibine kadar hissediyorsunuz.
Bu kitabı kapağı için alsam bile pişman olmazdım çünkü gerçekten aşırı güzel duruyor ama içi de beklediğimden daha keyifli çıktı. Yan boyamasını saatlerce abartabiliriz diye düşünüyorum. Bence Gabriel ve Adriana'nın birbirine laf sokmaları, sürekli gerilimli ama bir yandan da çekim dolu halleri kitabı taşıyan şeydi. Baştada söylediğim gibi nefretten aşka giden hikâyeleri seviyorum ve bunda o his bayağı vardı. Bu detaya bayıldım. Ejderhalar, sırlar, şeytani saraylar ve gizemli olaylar da hikâyeyi daha ilginç yapmıştı. Sadece bazı yerlerde tempo biraz yavaşladı ve sonlara doğru her şey hızlı çözüldü gibi hissettim. Ancak genel olarak romantik fantastik seven biriyseniz kendini kolay okutan, karakterlerine bağlanabileceğiniz bir kitap olmuş diyerek yorumumu bitireyim. Unutmadan kitapta yetişkin içeriğe yer verildiğinide söylemek isterim.
Benim için yerin her zaman ayrı olacak küçük prensim.Canimi çok yaktiklarinda yada aşırı sevindiğimde inan ki aklıma sen geliyorsun.Inan ki insanlar kötüler ve senin dünyanda yaşamak isterdim.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Panama Yayıncılık · 2016280,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ELİZABETH HELEN~ALTINLA DOKUNMUŞ~
Selam.Bugün sizlere ilkini çok severek okuduğum #briarincanavarları serisinin ikinci kitabı #altınladokunmuş ile geldim.İlk kitabın final sahnesinden sonra ikinci kitapta neler olacağını aşırı merak ediyordum ve merakım fazlasıyla karşılandı.Evet ilk kitabı çok sevmiştim ama ikinci kitap resmen zirve yapmış.Sırların bir kısmının ortaya çıktığı,olayların durulmadığı,aşkın zirve yaptığı bir kitap olmuştu.İlk kitapta evreni tanırken ikinci kitapta karakterlerimizi daha iyi tanıyoruz.Özellikle bu kitapta Rosalina’nın kendini tanıması,daha çok güçlenmesi ve emin adımlar atmasını okumak güzeldi.Ve bu kitapta dört lanetlenmiş prensten en çok Sonbahar prensinin güçlenmesini ve hakkında ki sırları açığa kavuşturduk.Naif kişiliğinin evrim geçirişi ve kendini buluşu güzeldi.İlk kitapta favori prensim olan Keldarion’a fazlaca kızmış olsamda hala fav prensim.Ama o eş bağını neden kabul etmediğini hala net bir şekilde çözemedik ki bu da bizi merakta bırakıyor.Sırrını merak ettiğim bir diğer kişi kitabın kötü adamı Dikenlikler prensi Caspian ama sanırım üçüncü kitapta sırrını çözeceğiz.Ve kitabın o savaş sahnelerine de bayıldım.Çok gerçekçi bir evrendi.Revers harem ve fantastik kurguyu bir arada severler bu seriyi mutlaka okumalı.uyarımı da yapayım.
İkinci kitabın sonunda Rosalina’nın Keldarion’un eşi olduğunu öğrenmiştik ama Prens bu bağı kabul etmiyor ve Rosalina’yı güvenliği için geldiği yere geri gönderip geçiş kapısını da kapatıyor.Ama bizim kızımız prenslerine o kadar bağlanmıştır ki hiç usanmadan geri dönüş yolunu aramaktadır ve babası da ona yardım eder.Sonunda bir şekilde Ezyrn ile iletişime geçer ve Dayton ve Farron’un da desteği ile geri dönmeyi başarır.Ama bu durumdan Keldarion hiç memnun değildir ve hala Rosalina ile bağ kurmamakta
Osman, seni tanımıyorum belki ama bu kitabın gerçekten senden uzun olduğuna yemin edebilirim.
Kitabımızda bir kadının ayrılığın ardından tuttuğu yasla başlayıp kendi içine doğru yaptığı yolculuğa eşlik ediyoruz. Bu hikayeyi Osman'dan uzun yapan şey de tam olarak burda başlıyor. Kitap boyunca insanın içine sessizce işleyen bir kabulleniş hissi var. Ve sonunda şunu diyorsunuz: Evet, her şeye rağmen hayat devam ediyor. Öyleyse bende eşlik etmeliyim..
"Sana yanarken kendimi nasıl da ihmal etmişim, halimi hatrımı bile sormamışım resmen. Ama artık tarafıma yaptığım tüm ayıpları telafi ediyorum. Hayatımın bundan sonrasını şahsi beyaz atlı prensim yahut hiç olmazsa atım olarak geçirmeyi planlıyorum."
İnsanın kendi elinden tutması bazen de böyle görünür..
Merhabalarr,
Karanlık Prens Yolu serisinin 3. Kitabının yorumuyla geldimm. Umarım serinin son kitabı değildir çünkü Sebastian’ın da mutlu sona ulaştığı bir kitap istek değil ihtiyaç.
Bu serideki özellikle de arkadaş ortamlarını çok özleyeceğim. Özellikle Romeo, Zach ve Olliver arkadaşlığı. O mesajlaşmalar seride en keyif aldığım kısımlar. Olliver… Üzgünüm benim favori karakterim Zach ama sen de harika bir karakterdin ve ismine yakışır şekilde tam bir prenstin! Olliver’ın bu kadar ince düşünceli, anlayışlı ve sadık olacağını düşünmemiştim. Bence mükemmel bir karakterdi, hem abi olarak hem de sevgili olarak.
Ben konu olarak çocukluk aşkı, yarım kalan aşk gibi temaları pek sevmem ama kitap kendisini çok güzel okutturdu. Kitabın en başında Briar ve Olliver’ın çocukluklarını ve çok yakın arkadaş olmalarını okuyoruz. Olliver ailesi tarafından ne kadar sevilen bir çocuksa, Briar Rose tam tersi ve Olliver, onu tüm mutsuzluktan çekip çıkartmak isteyen, daha çocukken bile kocaman yüreği olan biri :(
Briar pislik ailesi yüzünden yatılı okula gider ve 18. Yaş gününde Olliverla 24 saatliğine buluşurlar ve o gün görüştükleri son gün olur. O günden 15 yıl sonra karşılaşırlar ve o gün bir kaza yaşanır ve Briar hafızasını kaybeder. Ne hikmetse hafızasının 15 yıllık kısmı kayıptır ve tüm hayatını Olliver kapladığı için Olliver’ı nişanlısı sanar. Olliver da hafızasının geri gelmesi için ona yardım eder ve beraber aynı evde yaşamaya başlarlar.
Kitap çok uzun bir kitap olmasına rağmen yine su gibi aktı gitti. Çok keyif alarak okudum. Olliver’ın kendini aptal bir çapkın olarak lanse edip tam tersi olması ve yıllardır Briar’e sadık olması çok hoşuma gitti. Defalarca birlikte olabilecekken kendisini tutması ve centilmen olması çok hoşuma gitti. Tam olarak gerçek, romantik bir prensti.
"Savaşmayı hiç bırakmadım, şimdi de bırakacak değilim." 🩶
Kardeşi ile yürüyüşe çıkan Eira hayatının tamamen değişeceğini bilemezdi. Tek istediği doğada kısa bir keşif yapmaktı. Kardeşini etrafta göremeyince panikler ama kendini feylerin dünyasında bulmasıyla kaybolanın kardeşi değil kendisi olduğunu fark eder. Fark edemediği geçitten geçerek bambaşka bir diyara gelen Eira'ya ise henüz tanıştığı arkadaşları yardımcı olacaklardır. Yardımsever Marlo'muz, biricik Zaina'mız ve kalbimizin sahibi Nos'um. Eira'nın bu misafir olduğu diyarda ise öğreneceği epey bi' şey vardır, yolunu sevmek ve aşk gibi.
Eira'nın başlarda evine dönmek istemesi, zamanla da olduğu diyara alışıp bir yandan oraya ait hissetmesi, arkadaşlarıyla dost olması ve samimiyetleri çok ama çok tatlıydı. Eira... Onu o kadar sevdim ki ve o kadar iyi anladım ki... Kalbini kalbimde hissettiğim bir karakter kendisi ve Nos... Benim biricik prensim (bi' aşık olmadığım o kalmıştı :))
Kitap o kadar tatlı, o kadar sıcak ki... Safe place desem yeridir. Bazı tatlı, içinizi ısıtan anlar olur ya. Bunu dibine kadar yaşadığım bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın kalemine sağlık.
Gümüş Yürek 1
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,695 okunma