Herkes neşeliydi ve benim küçük çılgınlığımın keyfini sürüyorlardı. İnsanları sevindirmenin bu kadar iyi ve kolay olduğunu niçin daha önce hiç anlamamıştım!
Benim gibi içi ölmüş bir insanın ansızın yeniden çiçeklenişini, damarlarımda kanın kızıl ve huzursuz akışını, duyguların bu sıcaklıkla ağır ağır uyanışını ve tatlı ya da buruk, bilinmeyen bir meyve gibi olgunlaştığımı hissettim.
Benim içimde bile, soluk alıyor oluşumu evrenin bir parçası olmaya borçlu olsam da benim içimde bile, yeryüzüne ait her şeyde bulunan o gizem dolu volkansı özün, bazen tutkunun sarsıntılarıyla parlayan ateşi hâlâ canlıydı demek ki; demek ki ben de yaşıyordum, canlıydım, kötücül ve ateşli hazları olan bir insandım.