Duygusal kişiler, duygularını kolayca gösterdikleri izlenimine sahiptirler. Aslında duygularını bastırır, puslu bir perde arkasına saklarlar. Çığlıkları ve gözyaşları, iç dünyalarına nüfuz etmenizi engelleme amacına hizmet eden bir sis oluşturur.
Çocuk ebeveynine olan aşırı bağlılığı nedeniyle onunla olan ilişkisinde sorumluluk taşımaz. Diğer tüm ilişkilerde ise ilişkimizde bir parça sorumluluk taşırız. Söylemesini, ifade etmesini, istemesini bilmediklerimizden dolayı sorumluyuz.
Yansıtma mekanizması kendimizde görmeyi reddettiğimiz bir hissi ya da sorunu başkasına atamaktır. Sonuç olarak bir hakaret ya da yorum hiçbir zaman onu söyleyen kişiden başkasıyla ilgili olmaz.
Hislerimizin ve duygusal tepkilerimizin çoğu, karşılaştığımız somut durumlara göre orantısız, hatta abartılıdır. Gerçeğin zihnimizdeki yorumunu teşkil eden, çoğu zaman bilinçsizce yapılan zihinsel çağrışımlar silsilesiyle tetiklenirler.