Hakikatin Sessiz Yolcuları: Rızâ Ufkunda Bir Yürüyüş
Bismillah... ❤️
Varlık sahnesine düşen her can, bir arayışın sızısıyla uyanır dünyaya. Kimi bu sızıyı eşyanın parıltısıyla dindirmeye çalışır, kimi ise gölgenin değil, ışığın kaynağına talip olur.
İşte Allah’a âşık her erkek ve her kadın, bu kalabalık dünya panayırında, kalplerini fani olanın geçici serabından çekip Bâki olanın ebedî limanına bağlayanlardır.
Onlar için dünya, içine kök salınacak bir vatan değil; menzile varırken tozunu yuttukları bir imtihan sahnesidir.
Bu yolun yolcuları, sevdayı dillerinde bir slogan gibi taşımazlar. Âşık bir erkeğin vakarında ve mümin bir kadının zarafetinde gizli olan o gerçek sevda, gösterişin gürültüsünden uzak, ihlâsın sessizliğinde filizlenir.
Allah’a olan sarsılmaz imanlarıyla bilirler ki; göze hitap eden her şey gün gelir solar, ancak öze dokunan ne varsa o bakidir.
Bu yüzden hakikat eri olan erkekler ve iffet abidesi kadınlar, kelimelerin arkasına saklanmazlar; konuşmaları az, fakat hâlleri bir kütüphane kadar derin ve öğreticidir.
Mümin bir erkeğin yürüyüşündeki vakar ile mümin bir kadının oturuşundaki edep, aynı kaynaktan beslenir.
Onların susuşunda binlerce yıllık bir hikmet gizlidir. Erkek ya da kadın olsun, bütün Allah âşıkları sükût ederken bile, ruhları hakikati fısıldamaya devam eder.
İnsanlık tarihinde yollar bazen sarp kayalıklardan, bazen çiçekli bahçelerden geçer. Her birinin imtihanı, meşrebi ve rengi farklı görünse de; gönlünü O’na vermiş kadının da, ömrünü O’na adamış erkeğin de pusulası tek bir yönü işaret eder: Rızâ-i İlâhî.
Bu istikamet, rüzgâr ne yandan eserse essin bozulmayan, fırtınalarda sarsılmayan bir pusuladır. Allah rızası için yola çıkan erkekler ve kadınlar, alkışlanmak için değil, o Yüce Rızâ’nın bir tebessümüne mazhar olabilmek