Belki de geçen seferkinde o kadar çok kalbi kırılmıştı ki en kötü ihtimali sürekli düşünerek kendini, kalbini korumaya çalışıyordu.
Her şeyden vazgeçtiğim o bitik anımda yeniden hayata tutunmamı o sağlamıştı. Onu görmeden, sadece varlığının dışarıda bir yerde olduğunu bilerek hayata sıkıca sarılmıştım. Onun yanında olacağım günler için bu denli çırpınmışken, Rüzgar'ı bırakıp gitmem söz konusu bile olamazdı. -Meltem
Benim tek sevdiğim Rüzgar'dı. Hep Rüzgar olmuştu ve onun yanlış fikirlere kapılmasını istemiyordum. Onu bırakmayacaktım. Buna tam anlamıyla inanmadığını görebiliyordum. Bir şekilde yine ondan koparılacağıma inandırmıştı kendini. -Meltem
Rüzgar'ın bana kendince değer verdiğinin farkındaydım ama benim onu sevdiğim şekilde beni sevdiğini düşünmüyordum. O sadece söz vermişti. Yetimhaneden beraber kurtulacağımıza dair bana bir söz vermişti. Beni hiç bırakmayacağına dair... -Meltem
Ben de ona sarılıp saçlarını okşardım. Benim ona sarılamadığım kaç anda acı çekmişti? On beş yıl çok uzundu. Çok fazlaydı ve Meltem, tüm bunları yaşamak için çok küçüktü. Ama tüm bunlar hiçbir şeyi değiştirmiyordu. -Rüzgar Ataoğlu
Bir yere kadar, senin için. Ama bir yere kadar dayanabildim, Rüzgar. Çok zordu. Çok zordu. Çok. Senin icin bile olsa, sadece bir yere kadar dayanabildim. Ama bir yerde canıma tak etti. Özür dilerim. -Meltem