Dikkatini şuan var olana odakladığında ânı yaşarsın. Önüne çakan fırsatlardan
faydalanırsın. Oysa düşüncelerinin esiri olduğunda kayg içinde ya geçmişte ya da gelecekte yaşarsın.
"Bu kâsenin senin hayatın olduğunu farz et. Ve üç büyük taş senin için hayatındaki en önemli üç şey olsun: onlar olmadan asla mutlu olamayacağın üç şey.
Çakıl taşları da önceliklerin arasında: ikinci derecede önemli olanlar olsun, yani senin için vazgeçilmez olan şeylerden hemen sonra gelenler."
Kumun da geri kalan her şey olduğunu farz et: geçici mutluluklar; sana iyi gelen, vazgeçilmez ve önemli olanları tamamlayıcı nitelikteki şeyler.
"Eğer kâseye önce kumu koymuş olsaydım büyük taş parçaları ve çakıl taşları için yer kalmazdı. Hayatın için de aynı şey geçerli: Eğer zamanını ve enerjini önemsiz şeyler için harcarsan
asıl önemli olan şeye yer kalmaz ve hayatını ıskalarsın. Yüzeysel
şeylerin peşinden koşar durur, sonra da kendine neden mutsuz olduğunu sorarsın.'