Meryem

Sonra da Benliğin, her zaman tam bilincinde olmaksızın gün boyunca sık sık kendine dokunma fırsatı araması dikkat çekicidir; genellikle elin görünmez bir hareketiyle yapar bunu, el hafifçe yanağı okşar, alnı kaşır, kulak memesini çekiştirir,saçları karıştırır. Bazen de kafa ellerin arasına alınır, düşünmeyi dokunuşla desteklemek için. Kendine dokunmak,bedenin bir yeri ağrıdığında da iyi gelir: Kendi elinizi ağrıyan yerinizin üzerine koymak ağrıyı azaltabilir, hatta belki de dindirebilir.
Sayfa 26
Meryem
Özür dilerim sanırım tüm kitabı paylaşacağım 🥲
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güzelliğe dönük her çaba, bir insanın kendi kendisini onaylayabileceği bir duruma erişmeyi hedefler. "Güzel miyim?" Bu ürkek sorunun müsebbibi her durumda aşırı kendini beğenmişlik değildir, benliğin kendi kendisiyle ilişkisi için bir anlamı vardır bunun. Güzel beden,bütün özellikleriyle onaylanabilir olan bedendir.
Sayfa 25
Meryem
Gündüzün aynaya bakmak, prolog'dur (öndeyiş); hala uyku sersemi vaziyetteki düşünen Ben, karşısındakinin nasıl bir beden olduğunu ve onu nasıl güzelleştirebileceğini sorar kendi kendine. Başkalarına falan değil, evvela kendi Ben'ine beğendirmek için.
Yunanca pneuma, Latince anima ve spiritus. Bu kelimelerde bedenselliğin ötesinde nefes almanın ruhsal, zihinsel ve aşkın boyutlarının tınısı vardır; hayat ve ölüme hükmeden "yaşam soluğu"nun insanın içinde akması vardır, her şeyin başlangıcındaki "tanrısal nefes"e dayanır bu da.
Sayfa 23
Meryem
Her gelenekte nefes = yaşamın işareti. Ama daha da önemlisi, nefes → insanın tanrısal kaynağa bağlılığının sembolü. Bu yüzden nefes kesildiğinde yalnızca beden değil, ruhsal bağ da çözülür.