Sonra da Benliğin, her zaman tam bilincinde olmaksızın
gün boyunca sık sık kendine dokunma fırsatı araması dikkat çekicidir; genellikle elin görünmez bir hareketiyle yapar bunu, el hafifçe yanağı okşar, alnı kaşır, kulak memesini çekiştirir,saçları karıştırır. Bazen de kafa ellerin arasına alınır, düşünmeyi dokunuşla desteklemek için. Kendine dokunmak,bedenin bir yeri ağrıdığında da iyi gelir: Kendi elinizi ağrıyan yerinizin üzerine koymak ağrıyı azaltabilir, hatta belki de dindirebilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güzelliğe dönük her çaba, bir insanın
kendi kendisini onaylayabileceği bir duruma erişmeyi
hedefler. "Güzel miyim?" Bu ürkek sorunun müsebbibi her durumda aşırı kendini beğenmişlik değildir, benliğin kendi kendisiyle ilişkisi için bir anlamı vardır bunun. Güzel beden,bütün özellikleriyle onaylanabilir olan bedendir.
Yunanca pneuma, Latince anima
ve spiritus. Bu kelimelerde bedenselliğin ötesinde nefes
almanın ruhsal, zihinsel ve aşkın boyutlarının tınısı vardır;
hayat ve ölüme hükmeden "yaşam soluğu"nun insanın içinde akması vardır, her şeyin başlangıcındaki "tanrısal nefes"e dayanır bu da.