gülbeyaz avci

gülbeyaz avci
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kestiğin eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimseye anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yane dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şefkatin ne olduğunu keşfettiğimden beri sevdiğim her şeyi şefkate boğuyordum.
Bilincimiz büyür, büyür ve hem kafamızı hem kalbimizi tamamen ele geçirir.
... payımıza düşen hüznü mideye indirmiştik.