Varisler evrenine bağlı bir kitap. Eğer "Varisler Oyunu"nu henüz okumadıysanız, bu yazı size spoiler verebilir, uyarayım. Kitabı yeni bitirdim ve şu an kalbim gerçekten kırık. O yüzden objektif yorum yapamayacağım.
Öncelikle, ana karakterimiz Eura... Sabahları tatlı bir prenses, geceleri ise bir suikastçı. Annesi ve kız kardeşlerinin intikamını almak için Malthazar’ı öldürmek istiyor. Bu nedenle onun eğittiği adamlardan oluşan bir ekibe katılıyor. Kanına girmeye çalışırken, onun aslında hiç de saf biri olmadığını fark ediyoruz.
Derken bir şekilde Fenris’e aşık oluyor. Fenris'e tam güvenecekken yazar bile onun betimlemesini "yeşil gözlü, yılan gibi, sinsi" şeklinde yapıyor. Yani baştan beri bir şeylerin ters olduğunu sezdiriyor. İhanet etmesi bu yüzden çok da şaşırtıcı olmadı ama yine de sevmiştim onu. Fakat sonrasında sandığımızdan daha kötü bir karakter olduğunu ögreniyoruz Ne olduğunu kitabın sonunda öğreniyorsunuz zaten...
Kalisa’ya gelirsek — ikinci favori karakterimdi. Sevgilisi yüzünden ihanet etti. (Detaylar spoiler içeriyor.) Kalbimi en çok burası kırdı. Durduk yere birden Fenris’e güvenmesi ne kadar doğru zaten elinden arkadaşlarını kurtarmıycaklar mıydı..m
Nathan'ın ihaneti ise... O çocukluk arkadaşıydı, hep "senin yanındayım" imajı verirken birden "senin gücünü kullanmak için yanındayım"a dönüştü. Kitabın ortasında içim dağlandı.
Sonlara doğru Eura’da kişilik bölünmesi mi yaşandı bilmiyorum ama zihinsel olarak çöktü diyebilirim. Ama gri karakterleri sevdiğim için, bu kitapta gördüğüm karakterler bana ilk kitaptakilerden çok daha gerçekçi geldi.