melike

Başkalarının sınırlarını sevmek, kendi bencilliğimiz ve her şeye gücümüz yettiği duygusuna karşı durur. Başkalarının değerlerini korumaya önem verdiğimizde, düşkün doğamızın bir yanı olan bencilliğimize karşı çalışır, başkalarını daha çok düşünürüz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sınırlar belirleme özgürlüğüne sahip olduğumuz ilişkiler bulduğumuzda, hayatımızı değiştiren harika bir şey olur. “Hayır” deme özgürlüğümüzün yanı sıra, içten, samimi, çatışmalardan arınmış, minnet dolu “evet”leri dile getirme özgürlüğüne sahip oluruz. Sınır sevenler bizi çeker, çünkü onlar dürüst, gerçek, sevecen kişiler olmamıza izin verirler.
Affedici olmak çok zordur. Affetmek, birinin size “borçlu” olduğu bir şeyden vazgeçmek demektir. Affetmek, geçmişinizden, sizi inciten ve istismar eden kişiden kurtulmanız anlamına gelir. Affedicilik ile istismara daha açık olmak, aynı şeyler değildir. Affedici olmak bana sınırlarımı verir, çünkü beni yaralayan kişiden kurtarır ve ancak o zaman sorumluluk duygusuyla ve akıllıca davranabilirim. Onları affetmiyorsam, onlarla olan yıkıcı ilişkimi sürdürüyorum demektir. İnsanları affetmemek, sınırlarınıza zarar verir. Affedicilik ise sınırlarınızı oluşturmanızı sağlar, çünkü ödenmemiş borçları mülkünüzün ve sorumluluğunuzun dışında tutar.
Öfkeli kişiler size sınırlarınızı kaybettirebiliyorsa, muhtemelen beyninizin içinde hala korku duyduğunuz öfkeli birisi vardır. Bu öfkeli ebeveynden vazgeçmek ve şimdi karşınızda bulunan yetişkinlerin önünde durmak için, sevgiye ihtiyacınız bulunmaktadır.
Birbirimize kesinlikle ihtiyacımız var, ama hiçkimse yeri doldurulamaz değildir. Belirli bir kişiyle yaşanan bir çatışma bizi umutsuzluğa sürükleyebilir, ama bunun nedeni o kişiyi çok yüksek bir yere koymamız olabilir. Bir başkasını asla dünyadaki tüm iyiliklerin kaynağı olarak görmemeliyiz. Bu bizim hem ruhsal ve duygusal özgürlüğümüzü incitir, hem de gelişimimizi engeller.