Zihnim felaketlerle, tufanlarla kaynıyor. Deprem olmasını, yanardağların patlamasını, dünyayı sel basmasını istiyorum. Bütün hiddetimi, bütün kederimi tutabilecek kadar büyük tek şey bunlar. Dünyanın ters yüz edilen bir sepet dolusu yumurta olmasını, ayaklarımın dibinde parçalanmasını diliyorum.
Akhilleus, dünya kadar derin gözleriyle beni seyrediyordu.
"Benimle gelecek misin?" diye sordu.
Aşkın ve kederin asla sona ermeyen acıları. Belki başka bir hayatta bunu reddeder, saçlarımı yolarak ağlar, onu seçimiyle tek başına yüzleşmek zorunda bırakırdım. Bu hayatta değil. Akhilleus Troya'ya yelken açacak, ben de onun peşinden gidecektim. Ölüme bile. "Evet," diye fısıldadım. "Evet."