Giysiler değildi bu yüzü, bu kadını farklı kılan. Yaşamı değiştirilemez olmadığına dair gözlerinin ardındaki, çenesinin duruşundaki bir şeydi; bir ümit, bir inanış ya da bir kanaat. Gördüğüm şeyin ne olduğunu tanımlayacak sözü bilmiyorum ama sanırım inanç gibi bir şeydi.