İstanbul’da yaşayan Mardinli bir gazeteci olan İbrahim çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberini alınca doğduğu topraklara geri döner. Hüseyin’in Mardin’de başlayıp Amerika’da sona eren hayatı ve Ezidi kızı Meleknaz’ın hikayesi onu bir girdabın içine çeker. İbrahim’in Mardin’de yaşadıkları, tanık olduğu kişiler, olaylar, Ezidiler ve şehrin mistik havası insanı kendi içine çekiyor.
Güzel bir hikayenin içinde olmak ve genel kültürümü geliştirmek adına faydalı bir okuma oldu.
Mardin’den Amerika’ya uzanan hikayesiyle Ortadoğu coğrafyasını temel alan kitap huzursuzluğu hissettiriyor.
Ama şimdi bile, hatta özellikle şimdi, Eyüp’ün acı, hüzünlü sözleri içime dokunuyordu. “İnsanı kadın doğurur, günleri sayılı ve sıkıntı doludur. Çiçek gibi açıp solar, gölge gibi gelip geçer…”