Hikaye güzel başlamıştı, iki farklı bakış açısıyla (Kadın ve Erkek), iki ana karakter ile hikayeyi okumak keyifliydi; hatta bu bazen üçe çıktı ve katil de dahil oldu. Ortalara yaklaştıkça kitabı okumak benim için ekstra zorlaştı. Bir süre sonra kitabın polisiye kısmı fazlasıyla geri planda kaldı. Katil kim, neden öldürmüş, karakterlerden biri mi yapmış gibi sorular merak uyandırmamaya başladı. Kitap bu noktada tamamen dram kitabı gibi oldu benim için. Polisiyeden uzak bir roman gibi. Sıkıntı aslında bu değil, bu noktada karakterlerin sürekli tekrara düşmüş olması: 15 sayfada bir neredeyse aynı olayların anlatılması ve aynı yakınmalar, birbirine yakın benzetmeler/metaforlar. Yeni bir olay örgüsü oluşturulurken bile öncesinde diğer kısımların özeti geçiyordu sanki. Bu kitabın son 100 sayfasına kadar neredeyse böyle devam etti.
Katilin sonunda zorlama sebeplerle mantığa oturtulmaya çalıştığını düşünüyorum. Daha iyi sebeplere, ‘motivasyona’, sahip olduğu aktarılabilseydi daha iyi olabilirdi. Bu noktada sadece şaşırtmak amaçlı bu sonuca varılmış gibi düşündürtüyor.
Özetle çok daha iyi olabilirdi, özellikle 100 sayfa daha kısa olsa.