Doğduğumuz zaman yuvarlak, keskin, saf bir yüzümüz vardır. İçimizde evren bilincinin kırmızı ateşi yanar durur. Ama yavaş yavaş, bizi, ana babalar yer, okullar yutar, sosyal kuruluşlar emer, kötü alışkanlıklar kemirir, yaş ise tüketir.
Pancardan almamız gereken esas ders şudur: İnsan, yanağındaki ilahi renge, içindeki doğal pembeliğe sarılmalı; yoksa kahverengiye dönüşür.
-Ne istiyorlar?
-Birisinin kendilerine, hayatın 'yor' kısmında bir şansları olduğunu, umutlarını yalnızca 'mıştı'ya bağlamak zorunda olmadıklarını söylemesini istiyorlar.