Roman yazacak olsam işçilerin memurların okuyacağı bir şey olsun isterdim. Otobüs şoförüyle opera muhabbeti, esnafla resim sohbeti yapıp, işçinin kızıyla edebiyat konuşabilmeliyim. Yoksa dön dolaş mektepliler arasında al gülüm ver gülüm sanat, insanlığı bir yere götürür mü?
Millet sanıyor ki o koca kitaplar durduk yere çıkmış. Oysa yaşanmışlıklar olmasa, çekilen acılar, çoşkular, oluşup oturup sonra dağılan ve yeni baştan yazılan fikirler olmasa çıkar mı onca satır.