Kendinizden iyi söz edilmesini istediğinizde bir şahit çağırıyorsunuz kendinize; ve onu hakkınızda iyi şeyler düşünmesi için ayarttığınızda, siz de iyi şeyler düşünüyorsunuz kendiniz hakkında.
Komşuların her zaman zehirli sinekler olacak; senin büyüklüğün, - daha da zehirli kılar onları ve daha da sinekleştirir. Kaç dostum, yalnızlığına ve sert, şiddetli bir havanın estiği yere. Senin kaderin değil sineklik olmak.-
Edebiyat yapanların ve tanrı düşkünlerinin arasında çok sayıda hastalıklı kişi olmuştur her zaman; öfkeyle nefret ederler idrak edenden ve erdemlerin -dürüstlük denilen- en yenisinden.
Hep geriye, karanlık zamanlara bakarlar: o zamanlar gerçekten kuruntu ve inanç bambaşka bir şeydi doğrusu; aklın çılgınlığı tanrıya benzemekti ve kuşku duymak günahtı.
Çok iyi tanırım bu tanrıya benzeyenleri: kendilerine inanılmasını isterler ve kuşku duymanın günah olmasını. Kendilerinin de en fazla neye inandıklarını çok iyi bilirim.
Gerçekten, ötedünyalara ve kurtarıcı kan damlalarına inanmaz onlar: en çok bedene inanırlar onlar da, kendi bedenleri kendinde şeydir onların gözünde.
Ne ki bedenleri hastalıklı bir şeydir onların gözünde; ve kurtarılmayı çok isterler ondan. Bu yüzden ölüm vaazlarına kulak verirler, kendileri de ötedünyaları vaaz ederler.
Kardeşlerim, sağlıklı bedenin sesini dinlemeyi yeğleyin; daha dürüst ve daha duru bir sestir bu.
Sağlıklı beden daha dürüst ve daha duru konuşur kusursuzu, ve dimdik olanı: ve yeryüzünün anlamından söz eder.