"Ener, tanıştığımız ilk günden beri tüm ters hareketlerine rağmen beni her zaman korurdu. Düşmezdi. Yıkılmazdı. Hasta olmazdı. Sadece koruyucu meleğim gibi yanımdaydı. O kadar güçlüydü ki onun kırılabileceğini, incinebileceğini hiç düşünmemiştim. Onun savunmasız duruşu asla alışkın olmadığım bir duyguydu. Karşımda hareketsizce yatarken başına daha kötü bir şey gelmediği, sadece ateşlendiği için şükrettim. Böyle zamanlarda en kötüsünü hayal edip kendime acı çektirmeyi seviyordum."
"Geçmiş, kalbime saplanan bir bıçak gibiydi. Tutup çeksem daha çok kanayacak, deşsem daha çok açılacaktı. Çaresizce acıdan kurtulmak istesem de bıçağı yerinden oynatmayacaktım. Kendime daha fazla zarar vermeyecektim."