General Monroe, karargahında günlerce yaptığı araştırma ve hesaplar sonucunda iki kelimelik bir mesaj iletir Londra'ya; "Çanakkale geçilmez!"
Düşman generalin yazdığı bu iki kelimelik cümlenin mürekkebi, şüphesiz ki Mehmetçiğin tertemiz kanı olmuştu. Dünya durdukça silinmeyecek bir yazıydı bu!
Bu can pazarı akşama kadar sürdü. Ay çıkmıştı... Çakmak gibi parıldayan bir çift göz, olanı biteni dikkatle izliyordu... O gözlerde korku, yılgınlık ya da korku yoktu! Yurdu ve milleti için ümit, cesaret ve kararlılık vardı! İnanmıştı! Bu milletin neler yapabileceğini biliyordu çünkü. Cephane azalmış, düşman sayıca kat kat fazlaymış! Ne gam! Mehmetçiğin her geçen an büyüyen inanç dolu yüreği ve her sınavda biraz daha büyüyen Anafartalar kartalı Mustafa Kemal vardı!