“We all have light and dark inside us, love. We try to hide the darkness from others because we’re afraid it will scare them away. But your dark doesn’t scare me, Luca. It only makes me want to hold your hand and be your light until you can find your own again. That’s what people do when they’re in love. I won’t always be able to give you your light back, because sometimes you need to find that within yourself, but I’ll stand by your side and hold your hand in the dark so things aren’t so scary.”
O kısa anda, gerçekten ‘iyi’ ya da buna benzer bir şeyin hâlâ mümkün olup olmadığını merak ettim. Ancak bizimki ya da Kral Lear gibi bir trajedi kalbinizi böyle kırar; sizi sonun mutlu bitebileceğine inandırarak, ta ki son dakikaya kadar.
Shakespeare hakkındaki şey şu ki o, etkili ve güzel konuşur. Tarif edilemeyenleri tarif eder. Kederi, zaferi, coşkuyu ve öfkeyi kelimelere, anlayabileceğimiz bir şeye dönüştürür. İnsanlığın tüm gizemini anlaşılır kılıyor. Eğer yeterince şiirsel yaparsan her şeyi meşrulaştırabilirsin.