Hasgül D.

Hasgül D.
@pusulamkitap_
İyi okurlar bir kitabı daha iyi, rakipler ise daha anlaşılır yaparlar... Friedrich nietzsche."
9/10
·325 syf.··
2026 11. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:59
"Zeka, insanlara verilen en büyük armağanlardan biridir. Ama çoğu zaman, sevgi arayışı içinde ziyan edilir." Daniel Keyes, Algernon’a Çiçekler'de o kadar ince bir insani gerçeğe dokunuyor ki, kitabı kapatıp üzerine saatlerce düşünmek istiyorsunuz ve öyle oldu bende Charlie’nin dünyayı saf bir çocuk gözüyle görmesinden, bilginin zirvesine ulaştığı o yalnız anlara kadar her satırı sizi istemsizce sorgulatılıyo ​İnsan olmanın, sevilmeyi arzulamanın ve değer görmenin zekayla değil, tamamen kalple ilgili olduğunu hatırlatan muazzam bir roman. Kesinlikle kütüphanenizde yer açmalısınız. Ve en son kitabı kapatınca içimi sızlatan alıntıyla yorumuma noktayı koyuyorum. Sevgi ve kitaplarla kalın "Lütfen, eğer vaktiniz olursa, arka bahçedeki Algernon'un mezarına birkaç çiçek koyun..." ​
Roman
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Reklam
hangi "keşkelerin" ihtimalini merak ediyorsunuz?
8/10
·296 syf.··
2026 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 12:38
Yaşamadığımız hayatların pişmanlığıyla kavrulurken,elimizdeki hayatı yaşamayı unutuyoruz... Pişmanlıklar... Sanırım zihnimizi en çok yoran duygulardan biri. Kitabımızda bizi tam da bu duygunun tam ortasına bırakıyo.. Okurken ister istemezşunu sorguluyorsunuz"Acaba o gün o kararı vermeseydim,bugün nasıl bir hayat yaşıyor olurdum?" Karakterimiz Nora 'nın bir kütüphanede başlayan ihtimaller arasındaki yolculuğuna şahit oluyoruz kitabımızda ve sonucunda asıl meselenin mükemmel hayatı değil, elimizdeki hayatın içndeki küçük gözden kaçan mucizeleri görebilmek olduğunu anlıyorsunuz.. Eğer şu sıralar hayatın koşuşturmasından ve zihninizdeki keşkelerden yorulduysanız bu kitabı okuyabilirsiniz...
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·450 syf.··
2026 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 22:28
Wulf Dorn’un neredeyse tüm kitaplarını okumuş biri olarak şunu net söyleyebilirim: onun asıl gücü olaylarda değil, insan zihninin kırılma anlarında saklı.. Psikiyatrist 2 de beni en çok etkileyen şey “intikam” duygusunun insanı nereye götürebileceği oldu. İki insan düşünün; ikisi de intikam almak istiyor. Ama biri bu duygunun içinde yavaş yavaş çözülürken, diğerinin sınırları tamamen kayboluyor ve insan olmanın çizgisinden uzaklaşıyor. Bir noktadan sonra artık kimin haklı olduğu değil, kimin ne kadar ileri gidebileceği önemli hâle geliyor. Ve Wulf Dorn tam da bunu gösteriyor: insan bazen adalet için başladığı yolda, kendini kaybedip bambaşka bir şeye dönüşebiliyor. En sarsıcı tarafı da intikam bazen bir hedef değil, bir çöküş şekli oluyor. Ve bu çöküşü en net şekilde Dr. Ellen Roth, Mark Behrendt, Alex ve Ralff den Dooren üzerinden hissediyorsunuz; herkesin aynı duyguyu farklı bir karanlığa taşıdığı bir hikâye. Ayrıca Psikiyatris2 yazarımızın ilk kitabı "PSİKİYATRİST'İN " devamı niteliğinde karşımıza çıkıyor.. Ve kitap bitene kadar herkesten şüphe duyuyosunuz.Farkında olduğunuz gibi okuduğum gibi yazmaya da doyamadım En iyisi vakit kaybetmeden yazarımızın kitaplarıyla tanışın ve bu kitabını da mutlaka okuyun
Roman
Psikiyatrist 2Wulf Dorn · Pegasus Yayınları · 2025194 okunma
10/10
·136 syf.··
2026 8. kitabı
Evet CÜMBEZİN KIZI bitti ve ben gözlerimdedinmeyen bir nemle kapattım son sayfayı... Bu kitabı benim için bu denli sarsıcı kılan ise anlattığı her şeyin gerçek bir hayat hikayesine dayanıyor olması. Okuduğum her satırda, dökülen her kelimede o yaşanmışlığın ağırlığını hissetmek ruhumu bambaşka bir yerden yakaladı. ​Kitap boyunca Kıbrıs’ın o sıcak, yaşanmışlık kokan atmosferinde kaybolurken aslında her bir sayfada Suların Sultanı Hatice’nin o sessiz ama vakur mücadelesine tanıklık ettim. Hatice’nin aidiyet arayışı, omuzlarındaki geçmişin yükü ve hayata tutunma çabası beni benden aldı. Ülkü Demiray öyle bir dil kurmuş ki, Hatice’nin her bir kalp çarpıntısını, çaresizliğini ve o küçücük umut kırıntılarını sanki bizzat yanındaymışım gibi yüreğimde hissettim. ​Hele o son Tüm bu olanların gerçekten yaşandığını bilerek o son sayfalara gelmek,kelimeleri boğazımda düğümledi; Gözyaşlarım dökülüverdi...Bir hikayeye veda etmek hiç bu kadar sarsıcı, bir insanın gerçeğine dokunmak hiç bu kadar yakıcı olmamıştı. Aile bağlarının ne kadar güçlü ama bir o kadar da kırılgan olabileceğini, geçmişin peşimizi asla bırakmadığını bu denli çıplak bir gerçeklikle görmek beni çok etkiledi. ​Hatice benim için artık sadece bir roman kahramanı değil, küçücük yüreği ve bedeniyle o büyük fırtınalardan geçmiş bir can... ​Eğer ruhunuza dokunacak, sizi hem hırpalayacak hem de bir gerçeğin tanıklığıyla büyüleyecek bir yolculuğa çıkmak isterseniz, bu hikayeye kendinizi bırakın derim. Ama yanınıza mendillerinizi almayı unutmayın.. Nennane'yi , Kumane'yi ve diğerlerini okudukça hak vereceksiniz. Kitabımı sadece okuyup bitirmek yetmedi, sanki her bir satırını ruhuma mühürlemek istedim... Bi solukta bitirebileceğiniz fakat etkisini uzun süre üstünüzden atamayacağınız bir kitap. TAVSİYEMDİR KEYİFLİ
Roman
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,981 okunma
7/10
·176 syf.··
2026 7. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 21:16
Bugün sizi Tibet’in karlı dağları arasında gizlenmiş, zamanın yavaşladığı ve hırsların kapıda bırakıldığı o meşhur vadiye, Shangri-La’ya davet ediyorum. James Hilton’un 1933 yılında kaleme aldığı bu klasik, edebiyat dünyasına "ütopya" kavramının en zarif örneklerinden birini hediye ediyor. ​ Dört kişinin bindiği uçağın kaçırılarak Tibet Dağları’na düşmesiyle başlayan bu hikaye, sıradan bir hayatta kalma mücadelesi değil. Karakterlerimiz, dış dünyadan tamamen izole, yaşlanmanın neredeyse durduğu ve bilgeliğin hüküm sürdüğü gizemli bir manastırla tanışırlar. Modern dünyanın kaosuyla, Shangri-La’nın mutlak dinginliği arasındaki o ince çizgi, okurken insanı derin bir içsel sorgulamaya itiyor. ​Neden Okumalısınız? Eğer siz de zamanın hızından yorulduğunuzu hissediyorsanız, Hilton’un yarattığı bu atmosfer size çok iyi gelecek. Sadece bir macera romanı değil; huzurun, yaşlanmanın ve insanın neyle mutlu olabileceğinin felsefi bir portresi. ​James Hilton, Yitik Ufuklar ile bizi sadece coğrafi bir keşfe değil, ruhsal bir arayışa da çıkarıyor. Shangri-La’da hayat yavaş, anlam ise derin. Peki sizce, her şeyden izole bir hayat gerçekten 'cennet' mi yoksa bir kaçış mı? ​ ​
Roman
Yitik UfuklarJames Hilton · Ötüken Neşriyat · 2026508 okunma
Reklam